<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebeğiniz ve Siz... &#187; Anne Tavsiyeleri</title>
	<atom:link href="http://www.minikpatik.com/category/anne-tavsiyeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.minikpatik.com</link>
	<description>Bebeklerimiz ve çocuklarımız ile ilgili herşey...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Jul 2010 13:08:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Mügece Hamilelikte 34. hafta</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelikte-34-hafta/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelikte-34-hafta/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 14:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[mügece hamilelikte 34. hafta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Artık iyice sonlara yaklaştıkça hamileliğin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlıyorum.Annelerin hakkı ödenmez diye boşuna denmiyor .34 hafta geride kaldı benimse en zorlandığım nokta ellerimin ve ayaklarımın şişmesi oldu.Bebeğim ters duruyormuş sezeryan olacağı için önemli değil diyor doktorum ama ben araştırdım eskiden ters olan bebeklerin hep öldüklerini ve bacakları ve kollarının kırılarak doğduğunu biliyormuydunuz.Ama artık sezeryan doğum sayesinde bebek isterse tersde durabilir.Peki bebeklerin anne karnındaki sıvıyı içip idrarlarını yaptıklarını ve böylece böbreklerinin çalışması ise bence bir mucize!benim hamileliğimde sadece tek endişem bebeğimim erken doğması çünkü ilk bebeğimde 36 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Artık iyice sonlara yaklaştıkça hamileliğin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlıyorum.<span id="more-932"></span>Annelerin hakkı ödenmez diye boşuna denmiyor .34 hafta geride kaldı benimse en zorlandığım nokta ellerimin ve ayaklarımın şişmesi oldu.Bebeğim ters duruyormuş sezeryan olacağı için önemli değil diyor doktorum ama ben araştırdım eskiden ters olan bebeklerin hep öldüklerini ve bacakları ve kollarının kırılarak doğduğunu biliyormuydunuz.Ama artık sezeryan doğum sayesinde bebek isterse tersde durabilir.Peki bebeklerin anne karnındaki sıvıyı içip idrarlarını yaptıklarını ve böylece böbreklerinin çalışması ise bence bir mucize!benim hamileliğimde sadece tek endişem bebeğimim erken doğması çünkü ilk bebeğimde 36 haftalık doğmuştu.Hadi bakalım bu bebek ne zaman gelecek!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelikte-34-hafta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın Elif Hali</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/askin-elif-hali/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/askin-elif-hali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 12:40:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aşık]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşkın elif hali]]></category>
		<category><![CDATA[elif]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=927</guid>
		<description><![CDATA[Korkuyorum
Kendime bile söyleyemediğim acılar
Çemberinde yalnızlık var
Bütün suretleri sahibine sabitliyorum
Kelimeler ki ağrıyan yerlerimin ağır işçileri
Sahipsizliğimizde kendime yollar bırakıyorum
Belki hüzün
Belki aşk
Yağmurun titremesi gibi
Yalınızsan eğer bakışlarım sende kalsın
Ben ki şarap eskitirim gözyaşlarınızın aktığı yerde
Zaman hayli gençti ve hayli zaman geçti
Merdivenlerimizi kimler çıkıyor şimdi
Kimler iniyor o masmavi zamanların ıslak kuyusuna
Büyürken yanımıza aldığımız o düşler
Kimin hücresinde sarıyor yaralarımızı
Bu yanma,bu gece,bu kan kokusu ellerimizin
Bu gidip gelmelerimiz
Bu bizi bizden çıkarıp ‘aşk’ yapan
Anlıyorum seyrederken kalabalıkları
En çok yazarken eskiyor insan
Anlamak ölmektir
Ölmekse aşk’a gidiş
Murat Çelik (Aşkın Elif Hali)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Korkuyorum<br />
Kendime bile söyleyemediğim acılar<br />
<span id="more-927"></span>Çemberinde yalnızlık var</p>
<p>Bütün suretleri sahibine sabitliyorum</p>
<p>Kelimeler ki ağrıyan yerlerimin ağır işçileri<br />
Sahipsizliğimizde kendime yollar bırakıyorum<br />
Belki hüzün<br />
Belki aşk<br />
Yağmurun titremesi gibi</p>
<p>Yalınızsan eğer bakışlarım sende kalsın<br />
Ben ki şarap eskitirim gözyaşlarınızın aktığı yerde</p>
<p>Zaman hayli gençti ve hayli zaman geçti</p>
<p>Merdivenlerimizi kimler çıkıyor şimdi<br />
Kimler iniyor o masmavi zamanların ıslak kuyusuna<br />
Büyürken yanımıza aldığımız o düşler<br />
Kimin hücresinde sarıyor yaralarımızı</p>
<p>Bu yanma,bu gece,bu kan kokusu ellerimizin<br />
Bu gidip gelmelerimiz<br />
Bu bizi bizden çıkarıp ‘aşk’ yapan</p>
<p>Anlıyorum seyrederken kalabalıkları<br />
En çok yazarken eskiyor insan<br />
Anlamak ölmektir<br />
Ölmekse aşk’a gidiş</p>
<p>Murat Çelik (Aşkın Elif Hali)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/askin-elif-hali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koruyucular</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/koruyucular/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/koruyucular/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 12:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş kremleri]]></category>
		<category><![CDATA[güneşten korunma]]></category>
		<category><![CDATA[korunma]]></category>
		<category><![CDATA[koyucular]]></category>
		<category><![CDATA[kremler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=920</guid>
		<description><![CDATA[Her yaşta güneşten korunmak güneş ışınlarının erken ve geç dönem zararlı etkilerini engeller. Güneşten koruyucuların kullanımı güneşten korunmanın en önemli parçalarından biridir ve diğer güneşten koruma önlemleri ile bir arada uygulanmalıdır. Güneşte fazla kalma sonucu ağrılı kırmızı deri yanıkğı gelişir. Kötü bir yanık yaşamın ileri dönemlerinde önemli bir cilt kanserine neden olabilir. Uzun süreli maruz kalma ise kırışıklık, güneş ve yaşlılık lekesi, kılcal damar çatlaması ve deri kanserine neden olur . Güneşten korunma Güneşten koruyucu kullanımı deri hasarı, kırışıklık ve deri kanserine yakalanma şansını azaltır. Dermatoloji Uzmanları güneşlenmeyi yasaklamakta, geniş şapka, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaşta güneşten korunmak güneş ışınlarının erken ve geç dönem zararlı etkilerini engeller. <span id="more-920"></span>Güneşten koruyucuların kullanımı güneşten korunmanın en önemli parçalarından biridir ve diğer güneşten koruma önlemleri ile bir arada uygulanmalıdır. Güneşte fazla kalma sonucu ağrılı kırmızı deri yanıkğı gelişir. Kötü bir yanık yaşamın ileri dönemlerinde önemli bir cilt kanserine neden olabilir. Uzun süreli maruz kalma ise kırışıklık, güneş ve yaşlılık lekesi, kılcal damar çatlaması ve deri kanserine neden olur . Güneşten korunma Güneşten koruyucu kullanımı deri hasarı, kırışıklık ve deri kanserine yakalanma şansını azaltır. Dermatoloji Uzmanları güneşlenmeyi yasaklamakta, geniş şapka, gözlük ve koruyucu kıyafet giyilmesini tavsiye etmektedir. Eğer muhakkak güneşte kalınacaksa koruma faktörü en az 15 olan güneşten<br />
koruyucuların bulutlu günlerde bile kullanılması gerekir.</p>
<p>Güneş görülebilen ve görünmeyen ışınlar yayar. Görünmeyen ışınlar ultraviyole (morötesi) A (UVA) ve ultraviyole B (UVB) olarak bilinir ve derideki bir çok hasardan bu ajanlar sorumludur. Her iki ışık da bronzlaşmaya, güneş yanığına ve güneş hasarına yol açar. Yeni geniş spektrumlu güneşten kadinca.net koruyucular UVA filtresi de içerir. Bu koruyucular her 1.5 saatte bir uygulanmalıdır. Ultraviyole ışınların bir kısmı güneşten koruyucuları geçip deriye ulaşabildiklerinden güneşten koruyucu kullanılarak uzun süre güneş altında kalmamak gerekir. Dermatoloji Uzmanları bireyin kendisini, güneşin uzun süreli hasarından koruması için aşağıdakileri önermektedir.<br />
Güneşten korunma önerileri</p>
<p>* En az 15 faktörlü geniş spektrumlu güneşten koruyucu, dudaklar da dahil olmak üzere tüm güneş gören alanlara bulutlu havalarda bile uygulanmalıdır.<br />
* Eğer suda iken veya terli iken güneşe maruz kalırsanız, suya dayanıklı güneşten koruyucu kremler kullanınız.<br />
* Güneşten koruyucunuzu her 1.5 saatte bir uygulayın.kadinca.net<br />
* Geniş şapka ve gözlük kullanın.<br />
* Gölgede kalmaya çalışın.<br />
* Güneşten koruyan sıkı dokumalı kıyafetler giyin.<br />
* Saat 10.00- 16.00 saatleri arasındaki açık hava aktivitelerinizi daha erkene veya geç saate alın.</p>
<p>Güneşten koruyucular ve güneşin bloke edilmesi</p>
<p>Güneşten koruyular güneşi ışınlarını emerek, yansıtarak veya dağıtarak güneş ışınlarının deriye ulaşmasını engellerler. Krem, merhem, jel, losyon ,sprey ve köpük gibi bir çok formu vardır.</p>
<p>Üzerinde SPF (sun protection factor = güneşten koruyucu faktör) numarası bulunur. Daha yüksek SPF numarası UVB ışınlarının neden olduğu güneş yanıklarına karşı daha fazla koruma sağlar. Bazı güneşten koruyucular geniş spektrumludurlar ki hem UVA hem de UVB ye karşı koruma sağlar. Bu koruyucular güneşin diğer etkilerinden (fotohasar, fotodermatit ve güneşe bağlı döküntüler) de korunmayı sağlar. Bununla birlikte hiçbir, güneşten koruyucu mükemmel değildir.</p>
<p>Güneşten koruyucular dışarı çıkmadan yarım saat evvel uygulanmalıdır. Suya dayanıklı güneşten koruyucular bile her bir buçuk saatte bir, yüzdükten sonra, kurulandıktan sonra ve terleme sonrası sürülmelidir. Güneşten koruyucu kremler gözleri güneş hasarına karşı korumaz, bu nedenle ultraviyole ışığı bloke eden güneşten koruyucular kullanılmalıdır. Güneşten koruyucular güneş gören alanların tamamına iyice yedirilerek sürülmelidir.www.kadinca.net</p>
<p>Güneşten koruyucular UVB ışığını bloke etmek için alta yazılı maddelerin bir kaçından oluşan karışımı içerir : padimate O homosalate, octyl methoxyginnamate, benzophenone, octyl salicylate, phenylbenzimidazole sulfonic acid ve octocrylene. Geniş spektrumlu güneşten koruyuculara UVA ışınını filtre eden oxybenzone veya avobenzone (Parsol 1789) eklenmiştir.</p>
<p>Fiziksel güneşten koruyucular veya kimyasal madde içermeyen güneşten koruyucular titanyum diokside ve/veya zinc okside içerir ve UVA ve UVB ışınına karşı koruma sağlar. Bu tip koruyucular kimyasal güneşten koruyuculara allerjisi olanlarda rahatlıkla kullanılabilirler.</p>
<p>Güneşsiz bronzlaşma sağlayan losyonlar</p>
<p>Dermatoloji Uzmanları bu tarz ürünleri zararsız ve güneşe alternatif ürünler olarak sunmaktadır. Bu ürünler gerçekten güvenli bir güneş alternatifidir. Bu ürünler dihydroksiacetone içerirler ki bu ürün derideki proteinlerle birleşerek, portakalımsı bronz bir renk sağlar. Bu renk yıkamakla çıkmaz. Bu renk elde edildiğinde, bunun koruyucu faktörü genellikle 4 tür ki bu da güneşten korunmak için yeterli değildir. Bu nedenle ek olarak güneşten koruyucu kullanılmalıdır.www.kadinca.net</p>
<p>Güneşten korunma hakkında ek bilgilendirme</p>
<p>En fazla deri hasarı güneşin yeryüzüne en güçlü olarak ulaştığı 10.00- 16.00 arasındadır. Bulutlu havalarda, ağaçların altında sıcak hissedilmese bile güneşten koruyucular kullanılmalıdır, çünkü bu durumlarda da güneş yanığı ve hasarı meydana gelebilir.</p>
<p>Kumsal şemsiyeleri güneşten korunmak için iyi bir fikir olarak gözükebilir, fakat kum, sudan yansıyan ışık nedeniyle UV ışınlarından tam koruma sağlamaz. Elbiselerin çoğu güneş ışınlarını emer veya yansıtır. Fakat gevşek dokunmuş kumaşlar ve ıslak kıyafetler deriyi güneşe karşı koruyamaz. Sıkı kıyafetler daha iyi koruma sağlar.</p>
<p>Güneşten korunma kışın da gereklidir. Kar güneş ışınlarının %80 ini yansıtır ve deri yanığı ve hasarına neden olabilir. Yüksek rakımda, güneş ışınlarını bloke eden atmosfer daha ince olduğu için, kış sporları yapanlarda güneş hasarı riski artar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/koruyucular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan Grubuna Göre Nasıl Beslenmeliyiz?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/kan-grubuna-gore-nasil-beslenmeliyiz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/kan-grubuna-gore-nasil-beslenmeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 08:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubuna göre nasıl beslenmeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[o kan grubu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=864</guid>
		<description><![CDATA[ 
0 GRUBU
Yemeniz gerekenler: Et, protein yönünden zengin yiyecekler.
Yememeniz gerekenler: Buğday ve diğer tahıllar.
Yapmanız gereken egzersizler: Herhangi bir aerobik programı.
Sağlık riskleri: Ülser, mafsal iltihabı.
A GRUBU
Yemeniz gerekenler: Sebzeler, karbonhidratlı yiyecekler.
Yememeniz gerekenler: Et ve yağ.
Yapmanız gereken egzersizler: Yürüyüş, yoga, meditasyon.
Sağlık riskleri: Kanser ve kalp krizi.
B GRUBU
Yemeniz gerekenler: Et, sebze ve süt ürünleri.
Yememeniz gerekenler: Özellikle yememeniz gereken yiyecek yok. Aşırıya kaçmamak şartıyla her şeyi yiyebilirsiniz.
Yapmanız gereken egzersizler: Yüzme ve yürüyüş.
Sağlık riskleri: Sinirsel rahatsızlıklar.
AB GRUBU
Yemeniz gerekenler: A ve B gruplarındaki yiyecekler sizin için de geçerlidir.
Yememeniz gerekenler: A ve B gruplarındaki yiyecekler.
Yapmanız gereken egzersizler: Rahatlatıcı, gevşetici ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>0 GRUBU</p>
<p>Yemeniz gerekenler: Et, protein yönünden zengin yiyecekler.<span id="more-864"></span></p>
<p>Yememeniz gerekenler: Buğday ve diğer tahıllar.</p>
<p>Yapmanız gereken egzersizler: Herhangi bir aerobik programı.</p>
<p>Sağlık riskleri: Ülser, mafsal iltihabı.</p>
<p>A GRUBU</p>
<p>Yemeniz gerekenler: Sebzeler, karbonhidratlı yiyecekler.</p>
<p>Yememeniz gerekenler: Et ve yağ.</p>
<p>Yapmanız gereken egzersizler: Yürüyüş, yoga, meditasyon.</p>
<p>Sağlık riskleri: Kanser ve kalp krizi.</p>
<p>B GRUBU</p>
<p>Yemeniz gerekenler: Et, sebze ve süt ürünleri.</p>
<p>Yememeniz gerekenler: Özellikle yememeniz gereken yiyecek yok. Aşırıya kaçmamak şartıyla her şeyi yiyebilirsiniz.</p>
<p>Yapmanız gereken egzersizler: Yüzme ve yürüyüş.</p>
<p>Sağlık riskleri: Sinirsel rahatsızlıklar.</p>
<p>AB GRUBU</p>
<p>Yemeniz gerekenler: A ve B gruplarındaki yiyecekler sizin için de geçerlidir.</p>
<p>Yememeniz gerekenler: A ve B gruplarındaki yiyecekler.</p>
<p>Yapmanız gereken egzersizler: Rahatlatıcı, gevşetici hareketler.</p>
<p>Sağlık riskleri: Bağışıklık sisteminiz çok güçlü.</p>
<p>  Avrupalı bilim adamlarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri bir araştırmaya göre pişmiş sebzeler kalp hastalıkları ve kansere karşı korunmada çiğ sebzeye oranla çok daha etkili oluyor. Pişirme bitki hücrelerini yumuşatarak karotenoidlerin, yani doku bozukluklarına karşı etkili olan ve hücre plaklarının atardamarlarda toplanmasını engelleyen antioksidanların, bağırsaklarda daha iyi emilmesine olanak tanıyor. Norwich Besin Araştrma Enstitüsü uzmanlarından Sue Southonduz çiğ havuçta karotenoidlerin emilme oranının yaklaşık yüzde 3 ya da 4 olduğuna, ancak sebzenin haşlanıp ezilmesi durumunda bu oranın dört beş kat arttığına dikkat çekiyor Karotenoidlerin bedene aktarılmasında karşılaşılan sorunlardan bir tanesinin, çevresi sert bir duvarla örtülü hücrelere sahip olan havuz türü besinlerde olduğu gibi özellikle besinin yapısından kaynaklandığına parmak basan Southon bu soruna getirilecek en iyi çözümün sebzeyi pişirmek olduğunu belirtiyor</p>
<p>Havucun içerdiği en önemli karotenoidin, ıspanak ve brokoli gibiyeşil sebzelerde de bol miktarda bulunan karoten olduğu belirtiliyor. Sağlığa yararlı etkileri olan öteki karotenoidler arasında sarı ve yeşil sebzelerde bulunan &#8220;lutein&#8221; ile domates ve karpuzun özünü oluşturan &#8220;likopen&#8221; gibi maddeler de yer alıyor.<br />
İngiltere, Hollanda, İspanya, İrlanda ve Fransa&#8217;dan bilim adamlarının katılımıyla oluşan ekip pişmiş ya da işlemden geçirilmiş belli miktarda sebzelerden elde edilen kesim karoteniod oranını belirlemeye çalışıyor. Böylece bedenin gereksindiği günlük karotenoid miktarı da belirlenmiş olacak.<br />
Söz konusu araştırmanın temelini Toronto Üniversitesi&#8217;nden Venket Rao ve ekibinin 1997 yılında elde ettiği, domates salça ve püresinin likopen açısından çiğ domatese kıyasla çok daha zengin olduğu yönündeki bulgular oluşturuyor. Araştırma genelde insanların, pişmiş, çiğ, püre, dondurulmuş ya da konserve olsun, daha çok sebze ve meyve yemeleri gerektiğini, karotenoid ve E vitamini gibi maddelerin ilaç yerine doğrudan besinlerden alınmasının daha yararlı olduğunu ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/kan-grubuna-gore-nasil-beslenmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamile Kadınların Beyni Nasıl  Olur?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/hamile-kadinlarin-beyni-nasil-olur/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/hamile-kadinlarin-beyni-nasil-olur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 08:09:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[hamile kadınların beyni nasıl olurhamile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=850</guid>
		<description><![CDATA[Bazı hamile kadınlar belli bir konuya yoğunlaşamadıklarından ve hafızalarının zayıfladığından şikayet ederler. Buna yeni bir açıklama getirildi. Bir grup anestezi uzmanı ve radyolog, hamilelik döneminin sonlarına doğru kadınların beyinlerinin büzüldüğüne ve eski durumuna gelmesinin 6 ay sürdüğüne inanıyorlar. Grubun lideri anestezi uzmanı Anita Holdcroft, bu gözlemin bazı hamile kadınlarda ve yeni annelerde görülen öğrenme ve kavramayla ilgili problemelerle bağlantılı olabileceğini söylüyor.
Sheffield&#8217;de yapılan bir toplantıda araştırmacılar, 10 sağlıklı kadının beyinlerinin 3 boyutlu resimlerini vermek için üç grup manyetik rezonans görüntü yarattıklarını açıklamışlar. İlk grup hamileliğin sonlarına doğru, ikinci grup doğumdan 6-8 hafta sonra ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı hamile kadınlar belli bir konuya yoğunlaşamadıklarından ve hafızalarının zayıfladığından şikayet ederler.<span id="more-850"></span> Buna yeni bir açıklama getirildi. Bir grup anestezi uzmanı ve radyolog, hamilelik döneminin sonlarına doğru kadınların beyinlerinin büzüldüğüne ve eski durumuna gelmesinin 6 ay sürdüğüne inanıyorlar. Grubun lideri anestezi uzmanı Anita Holdcroft, bu gözlemin bazı hamile kadınlarda ve yeni annelerde görülen öğrenme ve kavramayla ilgili problemelerle bağlantılı olabileceğini söylüyor.</p>
<p>Sheffield&#8217;de yapılan bir toplantıda araştırmacılar, 10 sağlıklı kadının beyinlerinin 3 boyutlu resimlerini vermek için üç grup manyetik rezonans görüntü yarattıklarını açıklamışlar. İlk grup hamileliğin sonlarına doğru, ikinci grup doğumdan 6-8 hafta sonra ve üçüncü grup da doğumdan 6 ay sonra çekilmiş. Karşılaştırmalar sonunda, kadınların fizyolojileri hamile olmayan duruma geçtiğinde beyinlerinin büyüdüğü görülmüş.</p>
<p>Kadınların beyinleri hamilelik sonrasında normalden büyümüş olabileceği gibi, hamilelik döneminde küçülmüş de olabilir.</p>
<p>Üremeyi de düzenleyen hormonlar dahil birçok hormonu salgılayan beyindeki hipofiz bezi de, tam tersi bir etki göstererek hamilelik döneminde büyüyor.</p>
<p>Holdcroft, beyindeki bu değişimin beyindeki hücrelerin sayılarının değişiminden değil de, tek tek hücrelerin hacmindeki değişimden kaynaklandığına inanıyor.</p>
<p>Araştırmalar ilk olarak loğsa humması geçiren kadınlar üzerinde yapılıyor. Ancak, araştırmalar bu değişimin loğusa humması öncesi bir belirti değil hamileliğin normal bir özelliği olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Hamilelikte aşırı kiloya dikkat!Anne adaylarının hamilelik döneminde kilolarına büyük önem vermeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Doktorlar, yaptığı açıklamada, anne adaylarının ideal kiloya sahip olabilmeleri için, hamilelikleri süresince aşırı kilo aldırıcı gıdalar değil, kendilerine ve bebeklerine yararlı olabilecek gıda maddelerini tercih etmeleri gerektiğini belirtti.</p>
<p>Hamilelik süresince, zayıf anne adaylarının 12-13, normal kilolu anne adaylarının 10, kilolu anne adaylarının da 7-8 kilo almaları gerektiğini vurgulayan Dr, gereğinden fazla alınan kiloların başta yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları da beraberinde getirebileceğini kaydetti.</p>
<p>&#8220;Bu dönemde dengeli beslenme büyük önem taşımaktadır. Hamilelikte normal kiloyu elde etmek ancak doktor kontrolüyle mümkündür. Yağlı ve ağır gıdalar yerine sebze yemeklerine ve meyveye ağırlık verilmeli, vitamin ve mineral yönünden zengin gıdalar bolca tüketilmelidir. İyi beslenme anne adayının lohusalık döneminde sütünü de fazlalaştırmaktadır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/hamile-kadinlarin-beyni-nasil-olur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obez Bebeklere Ve Çocuklara Neler Yapmalıyız?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/obez-bebeklere-ve-cocuklara-neler-yapmaliyiz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/obez-bebeklere-ve-cocuklara-neler-yapmaliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 08:25:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve obezite]]></category>
		<category><![CDATA[obez bebeklerde ve çocuklara neler yapmalıyız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Obezite, vücutta depolanan yağ miktarının fazla olması biçiminde tanımlanabilir. Klinik olarak obeziteyi tanımlamak için kilonun boyun karesine oranlanması (kg/m2) ile elde edilen vücut kitle indeksi kullanılır. Buna göre erişkinlerde vücut kütle indeksi (VKİ)&#8217;nin 25&#8242;in üzerinde olduğu kişiler aşırı kilolu, 30&#8242;un üzerinde olanlar obez olarak tanımlanır. Çocuklarda ise yaş ve cinse göre hazırlanan VKİ persentil eğrileri kullanılarak &#62;85 persentil olan çocuklar aşırı kilolu, &#62;90 persentil olanlar ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Ayrıca yaşa göre vücut ağırlığı, boya göre ağırlık, deri kıvrım kalınlığının ölçümü ve içerdiği yağ bakımından vücut kompozisyonu da kullanılan diğer tanı yöntemleridir
Sıklık
Hipertansiyon, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite, vücutta depolanan yağ miktarının fazla olması biçiminde tanımlanabilir.<span id="more-799"></span> Klinik olarak obeziteyi tanımlamak için kilonun boyun karesine oranlanması (kg/m2) ile elde edilen vücut kitle indeksi kullanılır. Buna göre erişkinlerde vücut kütle indeksi (VKİ)&#8217;nin 25&#8242;in üzerinde olduğu kişiler aşırı kilolu, 30&#8242;un üzerinde olanlar obez olarak tanımlanır. Çocuklarda ise yaş ve cinse göre hazırlanan VKİ persentil eğrileri kullanılarak &gt;85 persentil olan çocuklar aşırı kilolu, &gt;90 persentil olanlar ise obez olarak sınıflandırılmaktadır. Ayrıca yaşa göre vücut ağırlığı, boya göre ağırlık, deri kıvrım kalınlığının ölçümü ve içerdiği yağ bakımından vücut kompozisyonu da kullanılan diğer tanı yöntemleridir</p>
<p>Sıklık<br />
Hipertansiyon, dislipidemi, insülin rezistansı ve ağır psikolojik strese yol açması nedeni ile önemli bir sorun olan obezite, çocukluk çağında gi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/obez-bebeklere-ve-cocuklara-neler-yapmaliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müge Bebek Alışverişinde!!!</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/muge-bebek-alisverisinde/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/muge-bebek-alisverisinde/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 07:25:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[mügenin bebek alışverişi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Hamileliğimin 20. haftasına girdim ve artık yavaş yavaş bebeğime birşeyler almam gerektiğini düşünüyorum.Ben alışverişin son aya bırakılması taraftarı değilim.Çünkü son ayında doğum masrafı,bezi,maması ve oluşacak hastane masraflarıda çok oluyor ben birinci çocuğumda bunları yaşadım ve son ana kadar birşeyler almadım ama bu sefer akıllanıp alıyorum. Beşiği,Bebek Arabası,Perdesi ve oda dekorlarını son aya bırakıyorum.Aldıklarımın listesi:
1_Hastane Çıkışı                                                                                                           
2_Battaniye      
3_Yenidoğan Zıbınları 
4_Yenidoğan Tulumları  
5-Biberon ve Emzik (0-3 ay)  
6-Çıtçıtlı Badiler
7-Yenidoğan Çorapları        
8-Bebek Çantası    
9-Niveanın Bakım Çantası ( Şampuan,Bebek Yağı,Pudra ,Islak Mendil,Sabun,Vucut Şampuanı )                                                                                10-Bebek Küveti Ve Filesi  
 11-Alt Açma Örtüsü       
 Şimdilik bu kadarını aldım.Eşime bebeğe birşey almıyorsun diye kızmıştım.Ertesi gün bebeğimize ilk aldığı şey Mevlüt ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamileliğimin 20. haftasına girdim ve artık yavaş yavaş bebeğime birşeyler almam gerektiğini düşünüyorum.Ben alışverişin son aya bırakılması taraftarı değilim.<span id="more-687"></span>Çünkü son ayında doğum masrafı,bezi,maması ve oluşacak hastane masraflarıda çok oluyor ben birinci çocuğumda bunları yaşadım ve son ana kadar birşeyler almadım ama bu sefer akıllanıp alıyorum. Beşiği,Bebek Arabası,Perdesi ve oda dekorlarını son aya bırakıyorum.Aldıklarımın listesi:</p>
<p>1_Hastane Çıkışı                                                                                                           </p>
<p>2_Battaniye      </p>
<p>3_Yenidoğan Zıbınları </p>
<p>4_Yenidoğan Tulumları  </p>
<p>5-Biberon ve Emzik (0-3 ay)  </p>
<p>6-Çıtçıtlı Badiler</p>
<p>7-Yenidoğan Çorapları        </p>
<p>8-Bebek Çantası    </p>
<p>9-Niveanın Bakım Çantası ( Şampuan,Bebek Yağı,Pudra ,Islak Mendil,Sabun,Vucut Şampuanı )                                                                                10-Bebek Küveti Ve Filesi  </p>
<p> 11-Alt Açma Örtüsü       </p>
<p> Şimdilik bu kadarını aldım.Eşime bebeğe birşey almıyorsun diye kızmıştım.Ertesi gün bebeğimize ilk aldığı şey Mevlüt Takım oldu.Biraz kızdım.Bebek Doğmadan Mevlüt Takımı olurmu diye!Hevesini kırmak istemiyorum.Ben onun  bu dünyanın en iyi babası  olduğunu düşünüyorum&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/muge-bebek-alisverisinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müge&#8217;ce Hamilelik Nasıl Geçiyor?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelik-nasil-geciyor/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelik-nasil-geciyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Mar 2010 13:13:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[mügece hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=640</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba ben Müge Eren bu zamana kadar yazılarımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim.Ben birazda kendimle ilgili yazılar yazmak  ve sizlerle paylaşmak istiyorum.32 Yaşındayım ilkokula giden bir oğlum var ve 4.5 aylıkta hamileyim.Mesleğim Anaokulu öğretmenliği ama İstanbulda oğlumu bırakabileceğim kimse olmadığı için 4 yıldır çalışmıyorum.İkinci  çocuğumu yapmayı hiç düşünmüyordum ,oğlum şuan 9 yaşında bense rahatlığa o kadar alışmıştımki taki doktorum bana menepoz başlangıcı var sende hemen bebek yapmalısın ve kendini yeniden yenilemelisin demesiyle bu supriz bebek oldu.Birinci çocuğuma hamileyken 23 yaşındaydım şimdiyse 32 inanmak çok zor geliyor ben bile hala alışamadım.İkinci hamilelık beni ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba ben Müge Eren bu zamana kadar yazılarımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim.Ben birazda kendimle ilgili yazılar yazmak  ve sizlerle paylaşmak istiyorum.<span id="more-640"></span>32 Yaşındayım ilkokula giden bir oğlum var ve 4.5 aylıkta hamileyim.Mesleğim Anaokulu öğretmenliği ama İstanbulda oğlumu bırakabileceğim kimse olmadığı için 4 yıldır çalışmıyorum.İkinci  çocuğumu yapmayı hiç düşünmüyordum ,oğlum şuan 9 yaşında bense rahatlığa o kadar alışmıştımki taki doktorum bana menepoz başlangıcı var sende hemen bebek yapmalısın ve kendini yeniden yenilemelisin demesiyle bu supriz bebek oldu.Birinci çocuğuma hamileyken 23 yaşındaydım şimdiyse 32 inanmak çok zor geliyor ben bile hala alışamadım.İkinci hamilelık beni çok zorladı.İlk aylarda mide bulantısı  çok yaşadım.Baş ağrısı ve en kötüsü düşük tehlikesi geçirmem oldu.Diyorlarya eskiler herşey zamanında diye gerçekten buna inanıyorum.İlk çocuğumda stepe gidiyordum haberim bile yoktu hamile olduğumdan ikinci bebekte ise otur kalk zor iş yapıyorum.18. haftada baş ağrım biraz azaldı.Bebek şimdi kalsiyum depoluyormuş bunu anlamam ise diş etlerimin kanamasıyla oldu.Sanmayın insan ikinci hamilelikte daha tecrübeli bence değil.Çünkü ikinci bebek farklı bir hamilelik yaşatıyor insana&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/mugece-hamilelik-nasil-geciyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğin Ay Ay Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 11:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenme tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ne zaman ek besın yer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=607</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bebeklere sadece anne sütü vermenin rahatlığından sonra 6. aydan itibaren ek besin verme devresine geçilir. Hazır devam mamaları olsa da günlük tüketilen gıdalara da alıştırılması gereken bebekler yeni döneme alışana kadar anneler sıkıntılı günler geçirir.
Bebeği sağlıklı ve doğru gıdalarla beslemek, yaşına uygun türleri seçmek ve kaşıkla yedirmek bir hayli zahmetlidir. 6. ve 7. aylarda muhallebi kıvamındaki gıdalarla beslenen bebekler için 8. ay daha kritik önem taşır. Çünkü bu devrede çiğnemeyi öğrenmelidir. Bebeğe artık püre içinde pütürlü, çiğnemeye alıştıracak gıdalar verilmelidir. Bebeğe sadece püre kıvamında ezilmiş öğünler hazırlamanın özellikle çalışan annelerin kolayına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Bebeklere sadece anne sütü vermenin rahatlığından sonra 6. aydan itibaren ek besin verme devresine geçilir.<span id="more-607"></span> Hazır devam mamaları olsa da günlük tüketilen gıdalara da alıştırılması gereken bebekler yeni döneme alışana kadar anneler sıkıntılı günler geçirir.<br />
Bebeği sağlıklı ve doğru gıdalarla beslemek, yaşına uygun türleri seçmek ve kaşıkla yedirmek bir hayli zahmetlidir. 6. ve 7. aylarda muhallebi kıvamındaki gıdalarla beslenen bebekler için 8. ay daha kritik önem taşır. Çünkü bu devrede çiğnemeyi öğrenmelidir. Bebeğe artık püre içinde pütürlü, çiğnemeye alıştıracak gıdalar verilmelidir. Bebeğe sadece püre kıvamında ezilmiş öğünler hazırlamanın özellikle çalışan annelerin kolayına geldiğini, çiğneyerek yemesi için vakit ayırmadıklarını belirten bebek diyetisyenleri, &#8220;Bebek çiğnemesi gereken besinleri reddediyorsa hemen vazgeçmemek, ara ara deneyerek sabırla uğraşmak gerekir. 12. aydan itibaren de birey olarak görülmeli, aile sofrasına oturtulmalı ve kendi tabağından kendi kaşığıyla yemeye teşvik edilmeli. Kendi suyunu içebilmeli. Anne daha çabuk doyurmak ve etrafın kirlenmesini önlemek için çocuğu kendi eliyle beslemeye devam etmemeli.&#8221; diyor.</p>
<p>Gelişimi normal ve sadece anne sütü alan bebeklerde, altı aydan önce ek besinlere başlanmaması gerektiğini vurgulayan , 6. aydan itibaren anne sütü ile yarı yarıya ek besin verilmesini öneriyor. &#8220;6 aylık iken bebeğin ek besinlerden elde ettiği enerji, toplam enerjinin yüzde 50&#8217;sini aşmamalıdır. Glüten içeren besinler altı aydan önce verilmemelidir. Altı aydan sonra verilmesi uygundur. Ailenin diğer fertlerinde bazı gıdalara karşı alerji olduğu biliniyorsa, bebeğe de yumurta, balık, domates, çilek gibi alerjen olma ihtimali yüksek olan besinler ilk planda verilmemelidir.&#8221;</p>
<p>Bebekler çiğnemeyi 8. ayda öğrenir</p>
<p>Bebekler 6 ay boyunca mümkünse sadece anne sütü ile beslenmeli. Bu dönemde bebekler anne memesine uyuma göre dilini uzatma ve geri çekme hareketleri yapar.</p>
<p>6-7. aylarda bebeklere, anne sütü ile birlikte yumuşak ezme kıvamında besinler ve sıvı besinler verilebilir. Mama kaşığından alan bebek besini dilin ön tarafından arkaya aktarır.</p>
<p>7-8. aylarda püre kıvamında pütürlü besinler verilir. Bebeğin çiğneme hareketleri başlar. Fincandan su, süt gibi sıvı gıdaları içebilir.</p>
<p>8-12. aylarda, püre kıvamında çatalla ezilmiş besinler verilir. Artık robottan geçirmeye veya iyice ezmeye gerek yoktur. Bebek, dilini her iki yana doğru hareket ettirip lokmayı ağzında döndürür. Besini ağzına götürebilir.</p>
<p>12-18. aylarda kolay çiğnenebilen tüm yiyecekleri tüketebilir. Artık kendi kendini besleyebilir.</p>
<p>Ek besin tarifleri</p>
<p>Muhallebi: Soğuk 100 ml süt temiz bir kaba konur. 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek ezilir. Kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. İndirdikten sonra şeker ilave edilir. Ilık kıvamda bebeğe verilir. Kilolu bebeklerde şeker eklenmesi yapılmadan verilebilir. Kabızlığı olan bebekler için 1 çay kaşığı sıvı yağ konabilir.</p>
<p>Sebze çorbası: Havuç, patates, domates, 1 yemek kaşığı mercimek, bulgur veya pirinç, 1 yemek kaşığı zeytinyağından yapılır. Sebzeler, 1 yemek kaşığı tahıl unu, 1 yemek kaşığı zeytinyağı eklenerek pişirilir. Süzgeçten geçirilerek çocuğa verilir. Evde tavuk eti veya dana kıyma olduğunda 1 tatlı kaşığı katılabilir. 1 yaşına kadar tuz katılmamalıdır.</p>
<p>Sebze ezmesi: 100 gram havuç ezmesi veya suyu, 100 gram domates ezmesi veya suyu gibi çeşitli sebzelerden hazırlanabilir.</p>
<p>Etli sebze yemekleri: Ispanak, kabak, domates, semizotu gibi sebzeler doğranarak bir tencereye konur. 1 yemek kaşığı pirinç, mercimek veya bulgur ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, az su konup pişirilir.</p>
<p>Aylara göre ek besinler:</p>
<p>0-6 ay: Bebeğin aylara göre büyümesi izlenerek sadece anne sütü verilmeli.</p>
<p>6. ay: Anne sütü, devam maması veya inek sütü, yoğurt, meyve-sebze suyu, pekmez, yumurta sarısı (1/4 oranında)</p>
<p>7. ay: Anne sütü, yumurta sarısı (tam), bisküvi, pirinç, pirinç unu, sütlü mama, meyve suyu, yoğurt, et (tavuk ve balık eti), bitkisel yağlar, sebze püresi veya sebze çorbası, pekmez, devam mamaları</p>
<p>8. ay: Anne sütü, iyi ezilmiş ev yemekleri (kıymalı ve sebzeli), tam yumurta veya pastörize peynir, tahıl ve kuru baklagil ezmeleri, pekmez, süt veya yoğurt, devam mamaları</p>
<p>12. ay: Anne sütü. Aile sofrasına oturtulup kendi deneyimlerine göre ev yemeklerinden seçilerek yedirilebilir. Dolmalar, kıymalı sebze yemekleri, tarhana, mercimek, unlu ve yoğurtlu çorbalar, makarna, pilav, süt veya yoğurt, pastörize peynir, yumurta, tavuk eti, balık eti, dana eti, meyve veya taze meyve suyu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ve Büyük İnsanlarda Görülen Zatürre Nedir Ve Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[ 
Zatürreli bebeklerde ve hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görülür.Bazende başka  şekillerde karşımıza çıkar.
•Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi
•Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme
•Boğazda, kaslarda ağrı olması
•Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı
•Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi
•Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme
•Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması
•Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.
Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?
Zatürreye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Zatürreli bebeklerde ve hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görülür.Bazende başka  şekillerde karşımıza çıkar.<span id="more-577"></span></p>
<p>•Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi<br />
•Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme<br />
•Boğazda, kaslarda ağrı olması<br />
•Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı<br />
•Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi<br />
•Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme<br />
•Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması<br />
•Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.<br />
Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?</p>
<p>Zatürreye neden olan bakteriler, yakın temas sonucu, solunumla beraber vücuda alınır. Üst solunum yollarında, burun ve ağzın birleştiği yerde yerleşip çoğalırlar. Burada gruplar halinde yer alırlar. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu halde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. Salgın şeklinde ortaya çıkabilir fakat soğuk algınlığı kadar bulaşıcı değildir. Bulaşması için en uygun ortam bir arada yaşayan ailedir. Özellikle küçük çocuklar arasında yaygındır.</p>
<p>ZATÜRRE TANISI VE TEDAVİSİ</p>
<p>Hastanın şikayetleri ve yapılacak fiziki muayene sonrası büyük ölçüde tanı konur. Doktor, akciğerleri dinlediğinde, solunumun anormal olduğunu anlar. Solunum sırasındaki ses değişmiştir. Bunun dışında akciğerin filminin çekilmesi tanı için önemlidir. Ayrıca, yapılacak kan sayımı, kanda bakterinin araştırılması, bazı testler kesin tanı konmasını sağlar.</p>
<p>Zatürrenin tedavisi hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Hastalığın hafif seyrettiği hastalarda antibiyotik kullanımı ve balgam yumuşatıcılarla hem hastalık tedavi edilir, hem de hasta rahatlar. İlaçlar, enjeksiyon yoluyla ya da ağızdan verilerek uygulanır. 2-3 gün sonra yapılacak kontrollerle hastalığın seyri hakkında bilgi elde edilir.</p>
<p>Hastalığın ağır seyrettiği durumlarda, kişinin hastaneye yatırılması gerekir. Yaklaşık 10 gün süren bir tedavi uygulanır. Hastanın durumuna göre bu tedavinin süresi uzatılır ya da kısaltılır. Gerekirse oksijen desteği ile hastanın solunumu kolaylaştırılır. Damardan antibiyotik ya da sıvı verilir.</p>
<p>ZATÜRRE AŞISI</p>
<p>Zatüre hastalığı ölüme yol açan tehlike bir hastalık olduğundan bu hastalığın tedavisi kadar zatürreden korunmak da çok önemlidir. Yapılan aşıyla hastalığa, neden olan mikroplara karşı bağışıklık kazanılır. Bu bağışıklı yıllar sürebilir. 5-6 yıl sonra aşının tekrarlanmasında fayda vardır. Bebek doğduktan iki ay sonra uygulanabilir.</p>
<p>Özellikle risk grubundaki kalp hastaları, alkol ve sigara kullananlar, şeker hastaları, bazı kalp hastalıkları olanlar, 60 yaşın üzerindeki kişiler için uygulanmalıdır. Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda da mutlaka uygulanmalıdır. Bu kişilerin hastalığa yakalanması kolaydır. Özellikle HIV virüsünü taşıyanlar ve AİDS&#8217;li kişilerin aşı olması gerekir.</p>
<p>Yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerine sahip olan kişilerin aşı olması, hastalığa yakalanma ihtimalini oldukça azaltır. Aşıdan başka, bu risk faktörlerinin de ortadan kaldırılması koruyucu bir tedbir olarak düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
