<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebeğiniz ve Siz... &#187; Bebek ve Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.minikpatik.com/category/bebek-ve-beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.minikpatik.com</link>
	<description>Bebeklerimiz ve çocuklarımız ile ilgili herşey...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Jul 2010 13:08:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuk Ve Yemek</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/cocuk-ve-yemek/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/cocuk-ve-yemek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 18:44:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa yemek nasıl verilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ve yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[ 
Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olan bir yemek yeme miktarı vardır. Yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir.
 Aile içinde yaşanan olumsuzluklar, abur cubur gıdalar ve yemek zamanını bekletmek de çocuğun iştahını kaçırabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir. 
Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın varolup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle ve grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları, çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olan bir yemek yeme miktarı vardır. Yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir.</p>
<p><span id="more-785"></span> Aile içinde yaşanan olumsuzluklar, abur cubur gıdalar ve yemek zamanını bekletmek de çocuğun iştahını kaçırabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir. <br />
Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın varolup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle ve grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları, çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak anne-babaların kabul etmeleri gereken en önemli şey; çocukların farklılıklar göstermesidir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışıyla kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında, onların iç dünyalarında yaşadıkları şeyler büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken, diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.Herşeyden önce çocuğa sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı çıkartılabilir. Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise, iştah yeniden artabilir. Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerlemeler, çikolatalar ve cips gibi abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını bekletmek onun iştahının kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir. Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/cocuk-ve-yemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğin Ay Ay Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 11:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenme tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ne zaman ek besın yer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=607</guid>
		<description><![CDATA[ 
Bebeklere sadece anne sütü vermenin rahatlığından sonra 6. aydan itibaren ek besin verme devresine geçilir. Hazır devam mamaları olsa da günlük tüketilen gıdalara da alıştırılması gereken bebekler yeni döneme alışana kadar anneler sıkıntılı günler geçirir.
Bebeği sağlıklı ve doğru gıdalarla beslemek, yaşına uygun türleri seçmek ve kaşıkla yedirmek bir hayli zahmetlidir. 6. ve 7. aylarda muhallebi kıvamındaki gıdalarla beslenen bebekler için 8. ay daha kritik önem taşır. Çünkü bu devrede çiğnemeyi öğrenmelidir. Bebeğe artık püre içinde pütürlü, çiğnemeye alıştıracak gıdalar verilmelidir. Bebeğe sadece püre kıvamında ezilmiş öğünler hazırlamanın özellikle çalışan annelerin kolayına ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Bebeklere sadece anne sütü vermenin rahatlığından sonra 6. aydan itibaren ek besin verme devresine geçilir.<span id="more-607"></span> Hazır devam mamaları olsa da günlük tüketilen gıdalara da alıştırılması gereken bebekler yeni döneme alışana kadar anneler sıkıntılı günler geçirir.<br />
Bebeği sağlıklı ve doğru gıdalarla beslemek, yaşına uygun türleri seçmek ve kaşıkla yedirmek bir hayli zahmetlidir. 6. ve 7. aylarda muhallebi kıvamındaki gıdalarla beslenen bebekler için 8. ay daha kritik önem taşır. Çünkü bu devrede çiğnemeyi öğrenmelidir. Bebeğe artık püre içinde pütürlü, çiğnemeye alıştıracak gıdalar verilmelidir. Bebeğe sadece püre kıvamında ezilmiş öğünler hazırlamanın özellikle çalışan annelerin kolayına geldiğini, çiğneyerek yemesi için vakit ayırmadıklarını belirten bebek diyetisyenleri, &#8220;Bebek çiğnemesi gereken besinleri reddediyorsa hemen vazgeçmemek, ara ara deneyerek sabırla uğraşmak gerekir. 12. aydan itibaren de birey olarak görülmeli, aile sofrasına oturtulmalı ve kendi tabağından kendi kaşığıyla yemeye teşvik edilmeli. Kendi suyunu içebilmeli. Anne daha çabuk doyurmak ve etrafın kirlenmesini önlemek için çocuğu kendi eliyle beslemeye devam etmemeli.&#8221; diyor.</p>
<p>Gelişimi normal ve sadece anne sütü alan bebeklerde, altı aydan önce ek besinlere başlanmaması gerektiğini vurgulayan , 6. aydan itibaren anne sütü ile yarı yarıya ek besin verilmesini öneriyor. &#8220;6 aylık iken bebeğin ek besinlerden elde ettiği enerji, toplam enerjinin yüzde 50&#8217;sini aşmamalıdır. Glüten içeren besinler altı aydan önce verilmemelidir. Altı aydan sonra verilmesi uygundur. Ailenin diğer fertlerinde bazı gıdalara karşı alerji olduğu biliniyorsa, bebeğe de yumurta, balık, domates, çilek gibi alerjen olma ihtimali yüksek olan besinler ilk planda verilmemelidir.&#8221;</p>
<p>Bebekler çiğnemeyi 8. ayda öğrenir</p>
<p>Bebekler 6 ay boyunca mümkünse sadece anne sütü ile beslenmeli. Bu dönemde bebekler anne memesine uyuma göre dilini uzatma ve geri çekme hareketleri yapar.</p>
<p>6-7. aylarda bebeklere, anne sütü ile birlikte yumuşak ezme kıvamında besinler ve sıvı besinler verilebilir. Mama kaşığından alan bebek besini dilin ön tarafından arkaya aktarır.</p>
<p>7-8. aylarda püre kıvamında pütürlü besinler verilir. Bebeğin çiğneme hareketleri başlar. Fincandan su, süt gibi sıvı gıdaları içebilir.</p>
<p>8-12. aylarda, püre kıvamında çatalla ezilmiş besinler verilir. Artık robottan geçirmeye veya iyice ezmeye gerek yoktur. Bebek, dilini her iki yana doğru hareket ettirip lokmayı ağzında döndürür. Besini ağzına götürebilir.</p>
<p>12-18. aylarda kolay çiğnenebilen tüm yiyecekleri tüketebilir. Artık kendi kendini besleyebilir.</p>
<p>Ek besin tarifleri</p>
<p>Muhallebi: Soğuk 100 ml süt temiz bir kaba konur. 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek ezilir. Kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. İndirdikten sonra şeker ilave edilir. Ilık kıvamda bebeğe verilir. Kilolu bebeklerde şeker eklenmesi yapılmadan verilebilir. Kabızlığı olan bebekler için 1 çay kaşığı sıvı yağ konabilir.</p>
<p>Sebze çorbası: Havuç, patates, domates, 1 yemek kaşığı mercimek, bulgur veya pirinç, 1 yemek kaşığı zeytinyağından yapılır. Sebzeler, 1 yemek kaşığı tahıl unu, 1 yemek kaşığı zeytinyağı eklenerek pişirilir. Süzgeçten geçirilerek çocuğa verilir. Evde tavuk eti veya dana kıyma olduğunda 1 tatlı kaşığı katılabilir. 1 yaşına kadar tuz katılmamalıdır.</p>
<p>Sebze ezmesi: 100 gram havuç ezmesi veya suyu, 100 gram domates ezmesi veya suyu gibi çeşitli sebzelerden hazırlanabilir.</p>
<p>Etli sebze yemekleri: Ispanak, kabak, domates, semizotu gibi sebzeler doğranarak bir tencereye konur. 1 yemek kaşığı pirinç, mercimek veya bulgur ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, az su konup pişirilir.</p>
<p>Aylara göre ek besinler:</p>
<p>0-6 ay: Bebeğin aylara göre büyümesi izlenerek sadece anne sütü verilmeli.</p>
<p>6. ay: Anne sütü, devam maması veya inek sütü, yoğurt, meyve-sebze suyu, pekmez, yumurta sarısı (1/4 oranında)</p>
<p>7. ay: Anne sütü, yumurta sarısı (tam), bisküvi, pirinç, pirinç unu, sütlü mama, meyve suyu, yoğurt, et (tavuk ve balık eti), bitkisel yağlar, sebze püresi veya sebze çorbası, pekmez, devam mamaları</p>
<p>8. ay: Anne sütü, iyi ezilmiş ev yemekleri (kıymalı ve sebzeli), tam yumurta veya pastörize peynir, tahıl ve kuru baklagil ezmeleri, pekmez, süt veya yoğurt, devam mamaları</p>
<p>12. ay: Anne sütü. Aile sofrasına oturtulup kendi deneyimlerine göre ev yemeklerinden seçilerek yedirilebilir. Dolmalar, kıymalı sebze yemekleri, tarhana, mercimek, unlu ve yoğurtlu çorbalar, makarna, pilav, süt veya yoğurt, pastörize peynir, yumurta, tavuk eti, balık eti, dana eti, meyve veya taze meyve suyu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebegin-ay-ay-beslenmesi-nasil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere Verilen Sebzeler Ve İçindeki Vitaminler</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebeklere-verilen-sebzeler-ve-icindeki-vitaminler/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebeklere-verilen-sebzeler-ve-icindeki-vitaminler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 13:27:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklere ne zaman sebze verilir]]></category>
		<category><![CDATA[vitaminli sebzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğa en çok verilen sebzeler içinde en önemlisi havuçtur, çok faydalıdır ve çeşitli şekillerde kullanılabilir. Bebeklerin midesi tarafından çok iyi kabul edildiği için, verilen ilk sebzedir. Daha büyük çocuklara havuç, çiğ olarak verilir. 
Havuç, A vitamine dönüşen karoten maddesi içerir. Havuç bebeklerin tenine, özellikle yüz ve avuç içine turuncumsu bir renk verir ama bu çabucak geçer. Havucun ishal durdurucu özelliği vardır.
Havuç çorbasının tarifi şöyledir: 500 gr. havuç yıkanır, soyulur, halka halka doğranır. Bir litre suda, hafif ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Düdüklü tencerede ise 10 dakika pişirmek yeterli olur. Bunu mikserden geçirin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğa en çok verilen sebzeler içinde en önemlisi havuçtur, çok faydalıdır ve çeşitli şekillerde kullanılabilir. Bebeklerin midesi tarafından çok iyi kabul edildiği için, verilen ilk sebzedir. Daha büyük çocuklara havuç, çiğ olarak verilir.<span id="more-494"></span> <br />
Havuç, A vitamine dönüşen karoten maddesi içerir. Havuç bebeklerin tenine, özellikle yüz ve avuç içine turuncumsu bir renk verir ama bu çabucak geçer. Havucun ishal durdurucu özelliği vardır.<br />
Havuç çorbasının tarifi şöyledir: 500 gr. havuç yıkanır, soyulur, halka halka doğranır. Bir litre suda, hafif ateşte yumuşayıncaya kadar pişirilir. Düdüklü tencerede ise 10 dakika pişirmek yeterli olur. Bunu mikserden geçirin ve bir litreyi tamamlayana kadar su ve 2-3 gram tuz koyun. Çocuğa büyük delikli biberonla içirin ve 24 saat içinde tüketin. (Bu süre içinde de buzdolabında koruyun, kullanmadan önce çalkalayın.)<br />
Patates<br />
 <br />
Bu sebze, nişasta ve madeni tuzlar (%20) içerir. Bebeğin beslenmesinde patates önemli bir yer tutar, kalori değeri dışında iki yararı daha vardır.<br />
- Sıvı gıdalardan katı yemeklere geçiş yaparken çok büyük kolaylık sağlar çünkü sıvı, yarı sıvı ve katı hale girer.<br />
- Et, balık, yumurta, sebzeler çocuğa tanıdığı ve sevdiği patates püresine katılarak, verilirse alışması daha kolay olur.<br />
Çocuk 10-11 aylık olunca patates kızartması yiyebilir ve bunu çok sever. Kızartılmış olması kalori miktarını oldukça arttırır: 100 gram haşlanmış patateste 85 kalori vardır. Ama 100 gram kızarmış patateste 400 kalori vardır. Bunun için patates kızartması ara sıra verilmelidir ve mümkün olduğu kadar az yağlı, yumuşak ve az tuzlu olarak hazırlanmalıdır.<br />
Lahana<br />
Bebekler lahanayı pek sevmezler ayrıca lahananın hazmı zordur. Çocuk 3-4 yaşına gelmedikçe lahana verilmemelidir. Baklagiller, mercimek, kuru fasulye protein ve madeni tuzlar açısından çok zengindir(fosfor,demir) Ama hazımları zordur. Bu yüzden en erken 18 ayda verilmelidir. Sebze çorbalarına az miktarlarda katılarak, çocuk, yavaş yavaş alıştırılmalıdır.<br />
Kırmızı Pancarlar<br />
Çocuklar kırmızı pancarı severler. Bebekler 5-6 aylık olunca rendelenmiş olarak veya sebze çorbasına katılarak verilir.<br />
Not:Pişmiş sebzeler soğukta saklanmazlarsa bozulurlar. Zaten pişmelerinden itibaren 24 saat içinde tüketilmeleri gerekir.<br />
Havuç yiyen çocuğun dışkısında küçük parçalar olması, ıspanak yiyen çocuğun dışkısının yeşil olması ve pancar yiyen çocuğun çiş ve dışkısının olması gayet normaldir. Sebzeler pişme esnasında, vitaminlerinin bir bölümünü kaybederler. Bazı önlemlerle bu vitamin kaybı önlenebilir:<br />
Sebzeler yıkanırken suda uzun süre bekletilmemelidir.<br />
Çok az kaynar suda mümkün olduğu kadar kısa sürede pişirilmelidir.<br />
Patates kabuğu ile pişirilirse daha az vitamin kaybeder ama kabuk yedirilmemelidir. İlaçlı olabilir.<br />
Sebzeler çocuklara yalnız vitamin sağlamakla kalmazlar, aynı zamanda içerdikleri selüloz sayesinde bağırsakların düzenli çalışmasında da önemli bir rol oynarlar.<br />
Taze sebzelerin yanı sıra konserve ve dondurulmuş sebzelerde kullanılabilir. Bunlar güvenilir, kullanımı kolay, ekonomik ürünlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebeklere-verilen-sebzeler-ve-icindeki-vitaminler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklere İnek Sütü Ne zaman Verilir?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebeklere-inek-sutu-ne-zaman-verilir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebeklere-inek-sutu-ne-zaman-verilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 13:03:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[1 yasından küçük bebeğe süt verılmelımı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek süt içermi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ve süt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[Sütün ne kadar faydasının olduğunu yazmakla bitmez peki 1 yaşından küçük bebeklere ne gibi zararları olduğunu biliyormusunuz?
- Kansızlık yapabilir
- Kabızlığa neden olabilir
- Bağırsak içi kanamaların riskini artırır
- Bebeğin böbreklerine yük getirir
- Gelişim geriliği riskini artırır
Anne sütü bebeğinizin vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak
için en uygun kaynaktır. Yokluğunda ya da eksikliğinde ise
vitamin ve mineral açısından zengin, anne sütüne yakınlaştırılmış
bir süt tercih edilmelidir.
İnek sütü vitamin ve mineral açısından fakirdir, 1 yaşından küçük
bebeklerin besin ihtiyacını karşılamaya yetmez.İki yaşını geçtikten sonra rahatlıkla bebeklere markaları iyi olan inek sütlerinden verilebilinir.Unutmayalımki inek sütüde kemik gelişimi ve boyunun uzamasında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sütün ne kadar faydasının olduğunu yazmakla bitmez peki 1 yaşından küçük bebeklere ne gibi zararları olduğunu biliyormusunuz?<span id="more-489"></span></p>
<p>- Kansızlık yapabilir<br />
- Kabızlığa neden olabilir<br />
- Bağırsak içi kanamaların riskini artırır<br />
- Bebeğin böbreklerine yük getirir<br />
- Gelişim geriliği riskini artırır<br />
Anne sütü bebeğinizin vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak<br />
için en uygun kaynaktır. Yokluğunda ya da eksikliğinde ise<br />
vitamin ve mineral açısından zengin, anne sütüne yakınlaştırılmış<br />
bir süt tercih edilmelidir.</p>
<p>İnek sütü vitamin ve mineral açısından fakirdir, 1 yaşından küçük<br />
bebeklerin besin ihtiyacını karşılamaya yetmez.İki yaşını geçtikten sonra rahatlıkla bebeklere markaları iyi olan inek sütlerinden verilebilinir.Unutmayalımki inek sütüde kemik gelişimi ve boyunun uzamasında çocuklar için çok önemli bir besin kaynağıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebeklere-inek-sutu-ne-zaman-verilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütünde Gaz Yapan Yiyecekler Nelerdir?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/anne-sutunde-gaz-yapan-yiyecekler-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/anne-sutunde-gaz-yapan-yiyecekler-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 11:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğin Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[anneye gaz yapan yiyecekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[ 1-Gaz yapan yiyeceklerden kaçınınız (karnıbahar, mısır, salatalık, bezelye, nohut, fasulye, lahana, ıspanak). 2- Bebğinizde kolik tarzında ağrı olduğundan ağlaması gayet normal,İnfantil kolik için çeşitli yazarlar çeşitli tanımlar yapmaktadır. Ancak en çok kullanılan tanım; sağlıklı bir bebekte barsak kökenli olarak en az günde 3 saat, en az haftada üç gün ve en az 3 hafta süren periyodik ağlamalardır.Ancak çok ağlamanın ölçüsü her anne baba için değişebilmektedir. Bu nedenle en basit tanım belirli aralıklarla oluşan ve ilk üç ay boyunca süren sebebi belli olmayan ve aileyi rahatsız edecek düzeydeki ağlamalar olarak yapılabilir. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> 1-Gaz yapan yiyeceklerden kaçınınız (karnıbahar, mısır, salatalık, bezelye, nohut, fasulye, lahana, ıspanak). <span id="more-268"></span>2- Bebğinizde kolik tarzında ağrı olduğundan ağlaması gayet normal,İnfantil kolik için çeşitli yazarlar çeşitli tanımlar yapmaktadır. Ancak en çok kullanılan tanım; sağlıklı bir bebekte barsak kökenli olarak en az günde 3 saat, en az haftada üç gün ve en az 3 hafta süren periyodik ağlamalardır.Ancak çok ağlamanın ölçüsü her anne baba için değişebilmektedir. Bu nedenle en basit tanım belirli aralıklarla oluşan ve ilk üç ay boyunca süren sebebi belli olmayan ve aileyi rahatsız edecek düzeydeki ağlamalar olarak yapılabilir. Genellikle akşam saatlerine doğru sağlıklı olan bebekte birdenbire suratta kızarma, dizlerini karnına çekme ile birlikte tiz bir çığlık şeklinde ağlama başlar ve birkaç dakika içinde geçer. Yine birkaç dakika sonra yeni bir nöbet başlar ve bu ağlamalar 2-3 saat sürer. Bebek birtürlü avutulamaz. Karnından artmış barsak sesleri duyulabilir. Gaz çıkartmakla ağrı hafifleyebilir. Kolik genellikle yaşamın ilk veya ikinci haftasında başlar. Altıncı haftada şiddetlenir. Bebeklerin %25 i günde 3 saatten fazla ağlamaktadır. 2-3. ayda, bazen de 4. ayda kendiliğinden kesilir. Tüm bebeklerin yaklaşık % 20-30 unda görülmektedir. Nedeni bilinmemekle birlikte bazı teoriler oluşturulmuştur: 1.Gıda allerjisi/intoleransı:Birçok emziren anne bebeklerinde koliğe sebep olabilecek gıdaları yedikleri ile aldıklarına inanmaktadırlar. İnek sütünde bulunan antijenler anne sütünde de bulunabilmektedir. İnek sütü proteinine karşı bir kez duyarlılaşan bebek ( placenta yolu ile, anne sütü ile veya hastanede iken verilen formul mamalarla olabilir) anne sütünü aldığında inek sütü proteinine karşı allerjik reaksiyon gösterir. Yapılan çift kör araştırmalarda ısrarcı karın ağrılarının 3 te birinde sebebin gıda allerjisi olduğunu göstermiştir. Yapılan bir başka çalışma ise annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle annenin yediği lahana, karnıbahar, brokoli gibi sebzeler, inek sütü, çukulata ve soğanın bebekte kolik oluşturma olasılığı yüksektir. Hamilelik esnasında sigara ve cafein tüketimi de anne sütünün kalitesini bozmaktadır. 2.Anormal peristaltizm veya çok fazla gaz: Uzun süre aç kalmış ve laktoz içeren mama ile beslenen infantil kolikli bebeklerin nefeslerinde koliği olmayan bebeklere nazaran daha yüksek oranlarda hidrojen gazına rastlanmıştır. Ancak laktozsuz mama ile beslenme de herhangi bir olumlu değişiklik yaratmamıştır. Anne sütü ve inek sütü içerdikleri oligosakkaridlerle immunolojik fonksiyonu yerine getirirler ancak nefeste bulunan hidrojeni de arttırırlar. 3.Artmış hassasiyet: Bu aylarda bebeklerin sinir sistemleri henüz gelişmemiştir ve uyarılara karşı daha duyarlıdırlar. Normal bir gazı acı olarak algılıyor olabilirler. 4.Doğum öncesi gerilim. Gebelik esnasında psikolojik gerginlik yaşayan annelerin bebeklerinde kolik daha sık görülmektedir. 5.İnter reaksiyonel model: Anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler bebeğin duygularını etkileyebilir. Tedavi: Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur.Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir: Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın. Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın. Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın. Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin.Böylece emme arzusunu giderin. Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir. Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının. On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin. Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir. Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazılarıda saç kurtma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler. Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın. Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir. Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana,karnıbahar,brokoli,inek sütü,çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin) Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler. 3-) 18-22 derece arasında olması gereklidir. Bu tavsiyeler, genel bilgilerdir. Fakat unutmayınız ki, özel rahatsızlığınız için en iyi tavsiye, şikayetlerinizi dinleyen ve sizi muayene eden doktorunuzun tavsiyesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/anne-sutunde-gaz-yapan-yiyecekler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YEMEK YEMEYEN ÇOCUĞA NELER YAPILMALI?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 21:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yemeyen çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…
“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”
“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.
Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…<span id="more-245"></span></p>
<p>“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”</p>
<p>“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.</p>
<p>Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle hazırlamış olduğunuz o güzel tabağı önüne koyduğunuzda red cevabı almanız sizi çileden çıkarabilir. İşte burada sabırlı olmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz. Hazırladığınız o güzelim yemeği yemiyor …peki bu durumda ne yapmalısınız.</p>
<p>Öncelikle istediğimiz bu konuda onunla çok fazla inatlaşmamanız, genellikle bu durumda anne yemesi konusunda ısrarcı olmakta ve çocukla bir mücadeleye girmektedir. Yapılan bu tür müdahale ve mücadeleler çocuğu yemek gibi doğal bir ihtiyaçtan daha da uzaklaştırmakta ve anne-çocuk arasındaki uçurumu arttırmaktadır. Yemek yeme ile ilgili yaşanılan çatışma gün içindeki diğer çatışmalarınızın bir başlangıcını oluşturacaktır. Onunla inatlaşmayın , yemeğin doğal bir ihtiyaç ve rutin bir aktivite olduğunu ona konuşmalarınız ve davranışlarınızla gösterin. Ona bu konuda anne ve baba olarak doğru model olmalısınız.</p>
<p>Yemek saatlerinde yemek masasında ailecek yer almalı ( yemek masasında herkesin belirli bir yeri olabilir) ve menüde yer alan yemekler ailenin tüm üyeleri tarafından sırası ile yenmeli, ( babanın yemek seçme veya pırasa yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış bir model oluşturabilir) Yemek hazırlanmadan 10-15 dakika önce yemeği hazırlayacağınızı ona iletmelisiniz. Oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemek masasına oturtulacak bir çocuğun yemek masasında mutsuz olması ve yemeğini yemeye tepki göstermesi beklenilen bir sonuçtur. Bu nedenle öncelikle onu sözel şekilde hazırlayın “Birazdan yemek yiyeceğiz” gibi, oyun aktivitesini ona göre ayarlamasını sağlamış olacaksınız, bu şekilde suç da sizden kalkacaktır, artık yemek masasında daha haklı olabileceksiniz.</p>
<p>Yemek öncesinde yemeğin hazır olacağını söylemenize rağmen yemek masasına gelmeyen bir çocuğunuz varsa ; inatlaşmayın , siz ve diğer aile üyeleri masadaki yerlerinize oturun ve yemeğinize başlayın, onun bu davranışını görmemezlikten gelin ve onunla ilgilenmeyin, asla ve asla başka yemek alternatifi sunmayın, yemeği yemek masası dışında bir yere taşımayın.Unutmayın yemek sadece yemek masasında yenir ve doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumda anneler genelde olaya duygusal yaklaşmakta ve bu tür çözümler üretebilmektedirler, bu tür alternatif çözümler çocuğunuzun bu problem davranışını pekiştirmekte ve sağlıksız beslenmesine neden olmaktadır. Unutmayın hiçbir çocuk açlıktan ölmedi.</p>
<p>Diğer öğüne kadar bir yemek sunmayın ve bu konuda onunla konuşmayın, yemek saati dışında acıktığını vurgulayan bir çocuğunuz var ise “yemeklerimizi sadece yemek saatinde yiyoruz, yemek yerken seni de çağırmıştık , fakat gelmedin bu nedenle diğer yemek saatine kadar beklemelisin” şeklinde bir cevap vermeniz yararlı olacaktır. Fakat bu olayı dramatize etmemeye özen gösterin, sadece onunla konuşun ve yapmanız gereken aktiviteye geri dönün, bir dahaki öğünde güzel yemekler hazırlayacağınızı ifade edin ( sevdiği birkaç yemek yapabilirsiniz: alıştırma aşaması) . Bu yaş döneminde yaptırmak istediğiniz tüm davranışlarda oyun ve eğlenceyi kullanmalısınız. Çocuğun dünyasına giden en kısa yol oyundur. Hazırladığınız o güzel tabaklarda bir gülen yüz, bir çocuk şekli olması ( bu şekle bir isim de takabilirsiniz) çocuğunuzu yemek yemeğe motive edecektir. Yemek yeme çalışmalarının başlangıcında menüyü hazırlarken çocuk doktorunuzun vermiş olduğu listeden çocuğunuzun sevdiklerini seçmeniz yararlı olacaktır.</p>
<p> Tabağına yemeği koyarken ne kadar istediğini sorabilirsiniz, böylece yemek miktarını kendi tercih etmiş olduğunda kendi tabağından da sorumlu olacaktır. Tekrar istediğinde verebileceğinizi ifade edin. Masadaki diğer aile üyeleri tabaklarındaki yemeği bitirme konusunda doğru model olmayı unutmamalıdırlar. Yemeğini yerken sürekli “yemeğini ye!” gibi komutlar vermemelisiniz, biliyorsunuz yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve uyarıya gerek yok . Bu davranışınızla çocuğunuz daha çok dikkat çekmeye çalışabilir ve yemek yeme konusunda sizinle daha fazla inatlaşabilir. Sevmediği bir yemeği zorla yedirmeye çalışmayın.</p>
<p>Onun da bir damak tadı olduğunu unutmayın, aynı vitamini verebilecek bir başka yemeği menüye ekleyebilirsiniz. Yemek yememesi ile ilgili hassasiyetinizi ona belli etmeyin bunu kullanmaya başlayabilir. Yemek sonrasında birlikte eğlenceli birkaç aktivite planlayın, yemeğini bitirmek için böylece onu motive edebilirsiniz. Yemek sonrasında maddi ödüller sunmamaya özen gösterin, Çünkü yemek yemek normal ve olması gereken bir davranıştır. Bunun için bir ödül anlamsız ve yararsızdır. Bunun için en büyük ödül mutlu olduğunuzu ona göstermektir.</p>
<p>Çocuğunuz hastalık döneminde ise iştahında bir azalma görülebilir, bu durumda çok fazla ısrarcı olmamalı ve çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Çocuğunuzun beslenme ile ilgili problemleri uzun süre devam ediyorsa ve kilosunda belirgin düzeyde bir azalma söz konusu ise çocuk doktorunuza götürmeniz gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>9-12 Aylık Bebeğin Beslenmesi</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/9-12-aylik-bebegin-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/9-12-aylik-bebegin-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 20:28:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[1 yaşındaki bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[Ortalama Beslenme Sayısı: 3-4 Bir Öğünde Alınan besin miktarı:  210-240 ml Önerilen Günlük Enerji Miktarı:                    (80-135)105 kcal/kg/gün
Günlük Protein Gereksinimi:                       1.44 g/kg/gün
 
Alabileceği Besinler(anne sütü alan ve almayan)
 
-Anne Sütü
-Meyve püreleri
-Yoğurt
-Muhallebi, Sütlaç
-Devam Formülleri
-Zenginleştirilmiş sebze püresi
-Evde bulunan çocuğa uygun yemekler( dolma, köfte)
-Ezilmiş makarna, pilav
-Tam yumurta
-Ekmek (kabuksuz çok taze olmayan)
-Beyaz peynir
-Reçel veya pekmez
 
 Bebek bu aylarda sofraya oturtulur. Evde yoğurtlu ve sütlü çorbalar, acsız tarhana, mercimek çorbası, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfteler, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar, iyi pişmiş nohut gibi çocuğa uygun yemekler ezilerek 1 kepçe kadar verilir. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ortalama Beslenme Sayısı: 3-4 Bir Öğünde Alınan besin miktarı:  210-240 ml Önerilen Günlük <span id="more-220"></span>Enerji Miktarı:                    (80-135)105 kcal/kg/gün</p>
<p>Günlük Protein Gereksinimi:                       1.44 g/kg/gün<br />
 </p>
<p>Alabileceği Besinler(anne sütü alan ve almayan)<br />
 <br />
-Anne Sütü<br />
-Meyve püreleri<br />
-Yoğurt<br />
-Muhallebi, Sütlaç<br />
-Devam Formülleri<br />
-Zenginleştirilmiş sebze püresi<br />
-Evde bulunan çocuğa uygun yemekler( dolma, köfte)<br />
-Ezilmiş makarna, pilav<br />
-Tam yumurta<br />
-Ekmek (kabuksuz çok taze olmayan)<br />
-Beyaz peynir<br />
-Reçel veya pekmez<br />
 </p>
<p> Bebek bu aylarda sofraya oturtulur. Evde yoğurtlu ve sütlü çorbalar, acsız tarhana, mercimek çorbası, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfteler, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar, iyi pişmiş nohut gibi çocuğa uygun yemekler ezilerek 1 kepçe kadar verilir. Yemekler yağda kızartılmış olmamalı, suda pişirilmiş olmalıdır. Bebeğe verilecek yemeklere tuz, acı ve baharat eklenmemelidir. Bu aylarda bebeğinkaşıla kendi yemesine olanak vermelidir.</p>
<p>Dokunzcu aydan sonra bebek günaşırı 1 adet katı pişmiş yumurta (beyazı ile birlikte) almalıdır. Yumurta kahvaltıd verileceği gibi çorbaların içine karıştırılarak da verilebilir.</p>
<p>Günde büyüklüğüne göre 1-2 adet meyve yemelidir.</p>
<p>Makarna, kuskus, şehriye, erişte gibi hamurlu besinler 9.aydan itibaren verilebilir. Pişmiş 100 gram hamurlu besin ortalama 450 kalori sağlar. Hamurlu besinler besinlere yoğurt, rendelenmiş peynir veya domates eklenerek besin değeri artırılır. Makarna ve benzeri hamurlu besinlerin haşlandıkları su atılmamalıdır.    Bu <br />
 haşlama suyu sebzelerkle karıştırılarak bebeklere verilebilir.<br />
 </p>
<p>Örnek Beslenme Programı<br />
 <br />
Sabah</p>
<p>Öğle</p>
<p>ikindi</p>
<p>Akşam</p>
<p> <br />
 Anne sütü + kahvaltı</p>
<p>Zenginlşetirilmiş sebze püresi/ yoğurt-ezilmiş makarna</p>
<p>Meyve +1 bisküvi</p>
<p>Muhallebi +sebze püresi veya ev yemekleri                      <br />
 <br />
 </p>
<p>KAHVALTI</p>
<p>150 cc kadar formül mama veya süt(şekersiz) +tam yumurta veya beyaz peynir(kibrit kutusu kadar) +bir tatlı kaşığı reçel  +ince bir dilim ekmek<br />
 </p>
<p>Izgara Köfte</p>
<p>1Porsiyon:</p>
<p>30 gr yağsız iki kere çekilmiş dana kıyması<br />
Çok az ekmek içi ( yada pirinç)<br />
Çok az maydanoz</p>
<p>Ekmek içi az ıslatılarak maydanoz ve kıyma ile yoğurulur, fırında kızartılır veya ekmek yerine pirinç konularak sulu köfte olarak yedirilir. Böyle hazırlanmış bir köfte bebeğe 70 kcal ve 6 gr protein sağlar.<br />
 </p>
<p>ETLİ SEBZE YEMEKLERİ</p>
<p>2 porsiyon</p>
<p>1 köfte kadar (30gr) 3t (dana kıyma veya tavuk)<br />
1 yemek kaşığı pirinç (mercimek veya bulgur)<br />
1 yemek kaşığı sebze (ıspanak, kabak, domates, semizotu)<br />
1 tatlı kaşığı zeytinyağı<br />
1 küçük soğan</p>
<p>Sebzeler doğranarak bir tencereye konur, 1 köfte kadar kıyma, 1 yemek kaşığı pirinç ( mercimek veya bulgur) ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı az su konup pişirilir.  Bir porsiyon etli sebze yemeği bebğe 125 kcal ve 4 gr protein sağlar.<br />
 </p>
<p>9-12 Aylık Bebek Beslenmesi<br />
 <br />
Ortalama Beslenme Sayısı:                           3-4</p>
<p>Bir Öğünde Alınan besin miktarı:                 210-240 ml</p>
<p>Önerilen Günlük Enerji Miktarı:                    (80-135)105 kcal/kg/gün</p>
<p>Günlük Protein Gereksinimi:                       1.44 g/kg/gün<br />
 </p>
<p>Alabileceği Besinler(anne sütü alan ve almayan)<br />
 <br />
-Anne Sütü<br />
-Meyve püreleri<br />
-Yoğurt<br />
-Muhallebi, Sütlaç<br />
-Devam Formülleri<br />
-Zenginleştirilmiş sebze püresi<br />
-Evde bulunan çocuğa uygun yemekler( dolma, köfte)<br />
-Ezilmiş makarna, pilav<br />
-Tam yumurta<br />
-Ekmek (kabuksuz çok taze olmayan)<br />
-Beyaz peynir<br />
-Reçel veya pekmez<br />
 </p>
<p> Bebek bu aylarda sofraya oturtulur. Evde yoğurtlu ve sütlü çorbalar, acsız tarhana, mercimek çorbası, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfteler, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar, iyi pişmiş nohut gibi çocuğa uygun yemekler ezilerek 1 kepçe kadar verilir. Yemekler yağda kızartılmış olmamalı, suda pişirilmiş olmalıdır. Bebeğe verilecek yemeklere tuz, acı ve baharat eklenmemelidir. Bu aylarda bebeğinkaşıla kendi yemesine olanak vermelidir.</p>
<p>Dokunzcu aydan sonra bebek günaşırı 1 adet katı pişmiş yumurta (beyazı ile birlikte) almalıdır. Yumurta kahvaltıd verileceği gibi çorbaların içine karıştırılarak da verilebilir.</p>
<p>Günde büyüklüğüne göre 1-2 adet meyve yemelidir.</p>
<p>Makarna, kuskus, şehriye, erişte gibi hamurlu besinler 9.aydan itibaren verilebilir. Pişmiş 100 gram hamurlu besin ortalama 450 kalori sağlar. Hamurlu besinler besinlere yoğurt, rendelenmiş peynir veya domates eklenerek besin değeri artırılır. Makarna ve benzeri hamurlu besinlerin haşlandıkları su atılmamalıdır.    Bu <br />
 haşlama suyu sebzelerkle karıştırılarak bebeklere verilebilir.<br />
 </p>
<p>Örnek Beslenme Programı<br />
 <br />
Sabah</p>
<p>Öğle</p>
<p>ikindi</p>
<p>Akşam</p>
<p> <br />
 Anne sütü + kahvaltı</p>
<p>Zenginlşetirilmiş sebze püresi/ yoğurt-ezilmiş makarna</p>
<p>Meyve +1 bisküvi</p>
<p>Muhallebi +sebze püresi veya ev yemekleri                      <br />
 <br />
 </p>
<p>KAHVALTI</p>
<p>150 cc kadar formül mama veya süt(şekersiz) +tam yumurta veya beyaz peynir(kibrit kutusu kadar) +bir tatlı kaşığı reçel  +ince bir dilim ekmek<br />
 </p>
<p>Izgara Köfte</p>
<p>1Porsiyon:</p>
<p>30 gr yağsız iki kere çekilmiş dana kıyması<br />
Çok az ekmek içi ( yada pirinç)<br />
Çok az maydanoz</p>
<p>Ekmek içi az ıslatılarak maydanoz ve kıyma ile yoğurulur, fırında kızartılır veya ekmek yerine pirinç konularak sulu köfte olarak yedirilir. Böyle hazırlanmış bir köfte bebeğe 70 kcal ve 6 gr protein sağlar.<br />
 </p>
<p>ETLİ SEBZE YEMEKLERİ</p>
<p>2 porsiyon</p>
<p>1 köfte kadar (30gr) 3t (dana kıyma veya tavuk)<br />
1 yemek kaşığı pirinç (mercimek veya bulgur)<br />
1 yemek kaşığı sebze (ıspanak, kabak, domates, semizotu)<br />
1 tatlı kaşığı zeytinyağı<br />
1 küçük soğan</p>
<p>Sebzeler doğranarak bir tencereye konur, 1 köfte kadar kıyma, 1 yemek kaşığı pirinç ( mercimek veya bulgur) ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı az su konup pişirilir.  Bir porsiyon etli sebze yemeği bebğe 125 kcal ve 4 gr protein sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/9-12-aylik-bebegin-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütünün Faydaları</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/anne-sutunun-faydalari/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/anne-sutunun-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 16:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[annesütü faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[ Anne Sütünün Faydaları
Anne sütü ile emzirme ne kadar uzun ise anne sütünün bebek ve anne için faydaları da o kadar fazla olur ve o kadar uzun sürer. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi anne sütüne mümkün olduğunca uzun, en az 1 yıl süreyle devam edilmesini önermektedirler. 
 
Anne sütü ile emzirme ne kadar uzun ise anne sütünün bebek ve anne için faydaları da o kadar fazla olur ve o kadar uzun sürer. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi anne sütüne mümkün olduğunca uzun, en az 1 yıl süreyle devam edilmesini önermektedirler.
Bebek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Anne Sütünün Faydaları</p>
<p>Anne sütü ile emzirme ne kadar uzun ise anne sütünün bebek ve anne için faydaları da o kadar fazla olur ve o kadar uzun sürer.<span id="more-82"></span> Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi anne sütüne mümkün olduğunca uzun, en az 1 yıl süreyle devam edilmesini önermektedirler. <!--more--><br />
 </p>
<p>Anne sütü ile emzirme ne kadar uzun ise anne sütünün bebek ve anne için faydaları da o kadar fazla olur ve o kadar uzun sürer. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi anne sütüne mümkün olduğunca uzun, en az 1 yıl süreyle devam edilmesini önermektedirler.<br />
Bebek için faydaları:</p>
<p>Bebeğinizi bazı hastalıklar ve enfeksiyonlardan korumaya yardımcıdır. İçerdiği koruyucu maddeler nedeniyle anne sütü alan bebeklerde kulak enfeksiyonu, allerjiler, kusma, ishal, bronşit, bronşiolit, menenjit daha az sıklıkta görülür. Anne sütünün içeriği bebeğin değişen ihtiyaçlarına göre değişim gösterir. Sabah ile akşam içeriği farklıdır. İlk ayda üçüncü aydan daha farklıdır. Bebek prematüre doğmuşsa prematüre bebeğin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir. Bebek için sindirilmesi en kolay olan besindir. Bu nedenle bebekler daha sık beslenmek ister ve daha iyi kilo alırlar. Ayrıca karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık daha az sıklıkta görülür. Anne sütü alan bebeklerde &#8220;ani beşik ölümü sendromu (SIDS)&#8221; daha az sıklıkta görülür. Temas, sıcaklık ve yakınlık sağlayarak emzirme ile anne ve bebek arasında özel bir bağ oluşur. Bebeğin ruhsal gelişimi için faydalıdır. Hazırlama zahmeti yoktur ve istediğiniz her zaman mevcut, kullanıma hazır, temiz ve uygun sıcaklıktadır. Maliyeti yoktur. Çevre kirliliğine yol açmaz. Emzirme ile en iyi çene, dişeti ve diş gelişimini sağlanır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/anne-sutunun-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neler Yiyoruz Neler Yediriyoruz ?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/neler-yiyoruz-neler-yediriyoruz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/neler-yiyoruz-neler-yediriyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 07:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayhan Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[bebek beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[içme]]></category>
		<category><![CDATA[market]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Sunay Demircan’ın yazısı:
Markete gittiniz.
Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik-yeşil etiketleri; Tek renk,
tek ses, tek yürek halleri; yüksek fiyatlarıyla tezgahların yıldızı,
kan kırmızı domatesler.
Yediniz mi?
Yiyeceksiniz!
Zira onlar, modern dünyanın gurur kaynakları.
“Tatmin olma” duygusu köreltilmiş, “yeter” sözünü defterinden çoktan silmiş insan evladının zeka ürünleri onlar.
Onlara şimdi domates diyorlar.
Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız koşullarda (su kültürü) yetişiyorlar.
Her birinin köküne birer serum hortumu bağlı, damla damla dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar. ..
Hava mı lazım?
Pompalar var, suyun içine gerektiği kadar hava basıyor.
Güneş mi lazım?
Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor.
Kuş mu lazım?
Aşk olsun!
Zamanı gelince, salınıyor ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sunay Demircan’ın yazısı:</p>
<p>Markete gittiniz.</p>
<p>Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik-yeşil etiketleri; Tek renk,<br />
tek ses, tek yürek halleri; yüksek fiyatlarıyla tezgahların yıldızı,<br />
kan kırmızı domatesler.</p>
<p>Yediniz mi?</p>
<p>Yiyeceksiniz!<span id="more-31"></span></p>
<p>Zira onlar, modern dünyanın gurur kaynakları.</p>
<p>“Tatmin olma” duygusu köreltilmiş, “yeter” sözünü defterinden çoktan silmiş insan evladının zeka ürünleri onlar.<br />
Onlara şimdi domates diyorlar.</p>
<p>Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız koşullarda (su kültürü) yetişiyorlar.</p>
<p>Her birinin köküne birer serum hortumu bağlı, damla damla dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar. ..</p>
<p>Hava mı lazım?</p>
<p>Pompalar var, suyun içine gerektiği kadar hava basıyor.</p>
<p>Güneş mi lazım?</p>
<p>Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor.</p>
<p>Kuş mu lazım?</p>
<p>Aşk olsun!</p>
<p>Zamanı gelince, salınıyor bambus arıları içeri; dölleniversinler, kurda-kuşa muhtaç olmadan..</p>
<p>Çünkü onlar doğanın güvensiz derbederliğine terk edilemeyecek kadar değerliler.</p>
<p>Onlar, öbür dünyaya giderken yanımızda götüreceğimiz yatlar, katlar, plazmalar, plazalar…</p>
<p>Hala markettesiniz.</p>
<p>Süt içip kemikleri geliştirmek gibi bir inancın peşinde, dolaşıyorsunuz raflarda.</p>
<p>O, beyaz sıvının içinde protein, vitamin, bir sürü bakteri, mineral filan olduğunu düşünüyorsunuz.</p>
<p>Nasıl söylemeli, bilmem ki?</p>
<p>Aramızda kalsın ama, onun içinde artık bir şey yok!</p>
<p>İyisi mi bunu size, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Ahmet Aydın söylesin “Süt<br />
sağlıklı bir içecekken, raf ömrünü uzatmak için pastörizasyon, yüksek<br />
ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline<br />
getiriliyor. Bu işlemlerle sütün içindeki tüm bakterileri öldürülüyor.<br />
Pastörizasyon, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engelliyor,<br />
sindirim enzimlerini tahrip ediyor, tahrip olan ve sindirilmeyen<br />
protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları<br />
düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan<br />
vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi<br />
hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda<br />
görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı<br />
vardır…”.</p>
<p>Hadi bunları geçtik bir kalem. Siz o sütü veren ineğin başına gelenlerden haberdar mısınız?</p>
<p>İnek inek olmaktan çıkalı çok oldu.</p>
<p>Önüne konan her şeyi yiyen, bol hormon ve antibiyotikle ayakta durabilen, deri kaplı et parçaları onlar.</p>
<p>Günde 100 kilo süt (!) veren inek yaptılar.</p>
<p>Ne demek biliyor musunuz bu?</p>
<p>Market arabasını sürmeye devam.</p>
<p>Üzümleri gördünüz mü?</p>
<p>Sanki bağdan yeni gelmişler. Dipdiri, ipiriler.</p>
<p>Nereden geliyor bunlar?</p>
<p>Şili’den.</p>
<p>Şili mi?</p>
<p>Evet!</p>
<p>Kaç gündür buradalar?</p>
<p>3-5 gün oldu.</p>
<p>Düşünün, Şili’nin bir köyünde topluyorlar bunları.</p>
<p>Uzun yolculuklar sonunda bize geliyor. Bir süre bizim manavda<br />
bekliyor.. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın<br />
demiyor.</p>
<p>İyi ama, nasıl?</p>
<p>Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela:</p>
<p>Dane büyüklüğünü artırır,</p>
<p>Dane ağrılığını artırır,</p>
<p>Dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir,</p>
<p>Tam olgunlaşmada bile daneye parlak sarı yeşil rengini verir,</p>
<p>Güçlü üzüm çöpüne rağmen dane sıkıca sapa bağlı kalır. Bu yüzden<br />
yükleme taşıma esnasında danelenme nedeniyle olabilecek kayıplar<br />
azalır,</p>
<p>Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar,<br />
Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir,</p>
<p>Yüksek kalite ve standart sağlar,</p>
<p>Raf ömrü uzar</p>
<p>Daha durun!</p>
<p>Petunya ve karnabahar geni konmuş mısırlardan yapılma cipsleri de yiyeceksiniz.</p>
<p>Geceleri de bahçenizi denizanası geniyle donatılmış buğdaylarla aydınlatacaksı nız.</p>
<p>Diyebilirsiniz ki, “hep olumsuz tarafından bakma, bu gelişmeler olmasa<br />
açlığın önüne geçilemez”. İyi ama açlığın nedeni gıda üretimindeki<br />
yetersizlik değil ki!</p>
<p>Tam tersine, bugün dünyada gıda üretiminde fazlalık var. Öyle ki, tüm<br />
üretilen besinleri toplayıp, dünyadaki insan sayısına bölseniz, kişi<br />
başına günlük 2 kilo gıda düşüyor.</p>
<p>Bu hepimizi besler de, yusyuvarlak bile yapar.</p>
<p>Sorun gıda üretiminin yetersizliği değil, aç olanların gıda alacak paralarının olmaması.</p>
<p>Ama, daha da vahimi, biz de o süt, domates, üzüm gibi oluyoruz.</p>
<p>Neye ağlayıp, neye güleceğimizi birileri bize anlatıyor.</p>
<p>Kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi de.</p>
<p>İnsan ilişkilerini artık klavye ve monitor üzerinden kuruyoruz.</p>
<p>Gün geliyor, öldürüyoruz.</p>
<p>Adına “bilgi” dedikleri rafine verilerle zihnimizi doldurup, enselerinde barkod yapıştırılmış mamül ürünler oluyoruz.</p>
<p>Ne diyelim?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/neler-yiyoruz-neler-yediriyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
