<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebeğiniz ve Siz... &#187; Sağlıklı Beslenme</title>
	<atom:link href="http://www.minikpatik.com/category/saglikli-beslenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.minikpatik.com</link>
	<description>Bebeklerimiz ve çocuklarımız ile ilgili herşey...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Jan 2012 01:17:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Genç Kalmanın Sırları!</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/genc-kalmanin-sirlari/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/genc-kalmanin-sirlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 08:27:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmanın sırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=858</guid>
		<description><![CDATA[ 
 MISIR Kraliçesi Kleopatra, güzelleşmek için çeşitli iksirlerden medet umardı. Saç dökülmesine karşı ateşte kurutulmuş fındık faresi, dövülmüş at dişi ve ayı yağından elde edilen özel bir karışımı başına sürerdi. Roma İmparatoru Neron&#8217;un ikinci eşi Popaea ise gençliğini ve güzelliğini korumak için her gün eşek sütüyle banyo yapardı.
Gerçi Popaea&#8217;nın bu iksiri tutmadı. Neron bir süre sonra genç kadını 50 eşekle baba evine yolladı ama o günden bu yana insanoğlunun sağlıklı ve güzel kalma merakı hiç azalmadı, aksine katlanarak çoğaldı. 20&#8242;inci yüzyıl sağlık yüzyılı oldu. Tehlikeli mikroplara, öldürücü hastalıklara karşı ilaçlar ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p> MISIR Kraliçesi Kleopatra, güzelleşmek için çeşitli iksirlerden medet umardı. Saç dökülmesine karşı ateşte kurutulmuş fındık faresi, dövülmüş at dişi ve ayı yağından elde edilen özel bir karışımı başına sürerdi<span id="more-858"></span>. Roma İmparatoru Neron&#8217;un ikinci eşi Popaea ise gençliğini ve güzelliğini korumak için her gün eşek sütüyle banyo yapardı.</p>
<p>Gerçi Popaea&#8217;nın bu iksiri tutmadı. Neron bir süre sonra genç kadını 50 eşekle baba evine yolladı ama o günden bu yana insanoğlunun sağlıklı ve güzel kalma merakı hiç azalmadı, aksine katlanarak çoğaldı. 20&#8242;inci yüzyıl sağlık yüzyılı oldu. Tehlikeli mikroplara, öldürücü hastalıklara karşı ilaçlar ve aşılar bulundu.</p>
<p>21&#8242;inci yüzyılın arifesinde insanlar sağlıklı ve fit kalabilmek için kırışıklardan ve fazla kilolardan kurtulabilmek için güzellik salonlarına, estetik cerrahlarına, kozmetik üreticilerine, fitnes salonlarına milyarlarca dolar akıtmaya başladı. Sağlıklı yaşam furyası milyarlarca dolarlık pazar oluşturdu.</p>
<p>Sadece Almanya&#8217;da her yıl insanlar spor salonlarında ter atıp, form tutmak için 4 milyar mark harcıyor, yani yaklaşık 1 katrilyon lira. Almanların sağlık harcamaları için harcadıkları para ise 550 milyar mark (135 katrilyon lira).</p>
<p>Piyasaya her gıdanın diyetinin çıktığı yetmediği gibi, bu defa üreticiler hastalıklara karşı koruyan vitamin ve kalsiyum takviyeli gıdalarla müşterilerinin karşısında. Şimdi ise hedef, hem yılda yüzbinlerce can alan hastalıklarla mücadele etmek, hem de insanoğluna fazla yıpranmadan, sağlıklı ve uzun bir ömür sunmanın yollarını bulmak. Alman Der Spiegel Dergisi son sayısında sağlıklı, güzel ve uzun yaşama uğruna yapılan son araştırmalara ve gelişmelere yer verdi.</p>
<p>Yaşlılık hastalığının tedavisi</p>
<p>ABD&#8217;nin California eyaletinin Palm Springs kentinde bir doktor, parası olan herkese hormon-kokteyli ile gençlik vaad ediyor. Edmund Chein&#8217;in iddiasına göre bu hormon takviyesi hem gençleştiriyor hem de cinsel performansı artırıyor.</p>
<p>Palmiye ağaçları ve yemyeşil çimlerle çevrili ‘Palm Springs Life Extension Institute’te amaç, paralı yaşlıların ömrünü uzatmak. 50 yaşındaki doktor Edmund Chein, hormon takviyesiyle yaşlılara ebedi gençlik vaadinde bulunuyor. ‘Yaşlılık bir hastalıktır’ diyen Chein, ‘Gelecekte insanların 130 yaşına kadar yaşayacaklarına inanıyorum’ diyor.</p>
<p>Chein&#8217;in yaşlılarda denediği metoda ‘Total Hormone Replacement Therapy’ deniyor. Merkezde hastalara aralarında HGH büyüme hormonu da bulunan dokuz hormondan elde edilen kokteyl takviye ediliyor. Böylece yaşlanma sürecinin yavaşlatılması amaçlanıyor.</p>
<p>Chein şimdiye kadar genç kalabilmeleri için 2700 kişiye hormon takviyesinde bulunmuş. Bunlardan en genci ise 29 yaşındaymış. Bu terapiyi uygulamak için de ayda 1000 doları gözden çıkarmak gerekiyor. Hormon terapisi sırasında günde iki kez kalçadan iğne yapılıyor. Hasta ayrıca günde 5 kez arasında Melotonin&#8217;in de bulunduğu hormon hapları alıyor. Erkeklik hormonu testosteron ise jel halinde vücuda sürülüyor. Ayrıca vücuda vitamin ve mineral takviyesi yapılıyor.</p>
<p>Hormon takviyesiyle cilt gerginleşmeye, saçlar gürleşmeye başlıyor, göğüs kasları dirileşiyor. ‘Hastalarıma tıpkı otomobile bakan teknisyen gibi bakıyorum’ diyen Chein, burada hastalara gerekli takviyelerin yapıldığını söylüyor.</p>
<p>Ancak Chein&#8217;in hormon kokteyli eleştiri de almıyor değil. Çünkü hormon takviyesi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Büyüme hormonu takviyesi kanser riskini artırabildiği gibi östrojen takviyesi kadınlarda meme kanseri riskini ve testosteron fazlası da erkeklerde prostat kanseri riskini çoğaltabiliyor.</p>
<p>Nasıl beslenelim?</p>
<p>İNSAN ömrü boyunca 3 öküz ve yüzlerce tavuk da dahil olmak üzere kendi ağırlığının 1400 misli gıda tüketiyor. Yıllarca sağlıklı beslenme konusunda çeşitli öneriler gündeme getirildi. Bugün yapılan araştırmalar ise bu tavsiyelerin fazla güvenilir olmadığını gösteriyor.</p>
<p>Lifli gıdalar: Meyve, sebze, kepekli ekmek ve tahıl müslisi gibi lifli gıdaların sindirim sistemi kanserlerini engellendiği söylendi. Yeni bir araştırma bunun tam tersini ortaya koyuyor.</p>
<p>Tereyağ mı margarin mi? Yeni bir araştırmaya göre mutfaklarda tereyağın yerini alan margarin kalp krizi riskini artırıyor. Margarin ayrıca kanser hastalıkları ve depresyon riskini de körüklüyor.</p>
<p>Yağsız beslenme: Yağsız beslenme tavsiyeleri ABD&#8217;de şişmanlar ordusu yarattı. Çünkü insanlar açlık hissini bastırmak için kek ve pasta gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlere yöneldiler.</p>
<p>Ayçiçek yağı: Ayçiçek yağındaki doymamış yağ asitleri, DNA&#8217;da kansere neden olabilecek değişikliklere yol açabiliyor.</p>
<p>Tuzlu mu tuzsuz mu?: Yemeklerdeki tuz oranını azaltmak kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarından ölme riskini azaltmıyor, aksine çoğaltılıyor.</p>
<p>C Vitaminine dikkat: Yıllarda damar sertliği, enfeksiyon ve kansere karşı C Vitamini tavsiye edildi. Ancak aşırı dozda C Vitamini almak (günde 100 mg fazla) kanser riskini artırıyor. C Vitamini&#8217;nin önde gelen propagandacılarından Nobel ödüllü Amerikalı bilimadamı Linus Pauling, prostat kanserinden öldü.</p>
<p>Spor yaparken fazla hızlı hareket etmeyin</p>
<p>KALP krizi, beyin kanaması, sırt ağrısı, şeker ya da kemik erimesi. Çoğunun kökeninde hemen hemen aynı sorunlar yatıyor. Yanlış beslenme ve stres. En önemlisi de hareketsizlik! Ancak Köln Spor Akademisi&#8217;nin sağlık uzmanlarından Doç Dieter Lagerstorm, insanların form tutmak için egzersiz yaparken ‘çok hızlı hareket ettiklerine’ dikkat çekerek şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<p>Yavaş bir tempo tutturun: Hareket edildiğinde damar sertleşmesi, beyin kanaması ve kalp krizine karşı koruyucu vazife gören iyi kolesterol HDL seviyesi artıyor, kötü kolesterol ise düşüyor. Ancak vücuttaki bu mekanizmanın işlemesi için hareketin belli bir seviyede devam etmesi gerekiyor. Hareket biraz hızlandığında ise egzersizin olumlu etkisi kalkıyor.</p>
<p>Yürüyüş ve jogging: Yapılan egzersizin yavaş, uzun soluklu ve düzenli olması gerekiyor. Uzun yürüyüşler, doğa yürüyüşleri, günde en az bir saat bisiklete binmek, yüzmek ya da golf oynamak Doç Lagerstorm&#8217;un tavsiyeleri arasında.</p>
<p>Bağışıklığı güçlendiriyor:</p>
<p>Düzenli spor, eklemleri güçlendiriyor, bağışıklık sistemini harekete geçiriyor ve kemik erimesine karşı koruyor. Arada sırada tempoyu artırmanın da bir faydası var. İleriki yaşlarda şeker hastalığına yakalanma riskini azaltıyor.</p>
<p>İhtiyacınızı belirleyin:</p>
<p>Her insanın form tutmak için ihtiyaç duyduğu spor tarzı ayrıdır. Bunun için kendi ihtiyacınızı kendiniz belirleyin. Ancak bilinçsiz spor, aletli cimnastik, istenmeyen sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle gerçek uzmanlar denetiminde spor yapmaya özen gösterin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/genc-kalmanin-sirlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çileğin Faydalarını Biliyormuyuz?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/cilegin-faydalarini-biliyormuyuz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/cilegin-faydalarini-biliyormuyuz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 14:35:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[çileğin faydalarını biliyormuyuz]]></category>
		<category><![CDATA[çileğin ne gibi faydaları var]]></category>
		<category><![CDATA[çliek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=804</guid>
		<description><![CDATA[ Çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunuyor. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengin olan çilek, vücuda kuvvet veriyor, kolesterolü düşürüyor ve damar tıkanıklığını önlüyor. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Kansere karşı koruyucu özelliği bulunan, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan çileğin faydaları şu şekilde sıralanıyor:
“Bağırsak kurtlarının dökülmesinde fayda sağladığı kadar, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunuyor. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengin olan çilek, vücuda kuvvet veriyor, kolesterolü düşürüyor ve damar tıkanıklığını önlüyor.<span id="more-804"></span> Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Kansere karşı koruyucu özelliği bulunan, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan çileğin faydaları şu şekilde sıralanıyor:<br />
“Bağırsak kurtlarının dökülmesinde fayda sağladığı kadar, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir. Üre asidi ve ürat tuzları birikintilerini, vücutta birikmiş zehirli maddeleri de dışarı atar. Ayrıca çilekte diğer meyvelerde bulunmayan salisilik asit vardır. Bu romatizma ilacının esas maddesidir. Romatizma mafsal iltihabı (Artarit) eklemlerde ürat birikmesi (damla hastalığı),damar sertliği, böbrekte kum taş teşekkülü gibi rahatsızlıkları önler varsa zamanla bunların geçmesini sağlar.”</p>
<p>Şeker hastalarının da tüketebildiği çileğin 100 gramında 59 mg. C vitamini, (bu oran limondan bile fazla), 1 mg. sodyum, 174 mg. potasyum, 21 mg. kalsiyum bulunuyor. Çileğin hazmı zor olduğu için midesi hasta ve tembel olanların çileğin suyunu içmeleri önerilirken, cilt hastalığı olanlarda alerjiye bağlı olarak kaşıntıya neden olabiliyor. Çileğin yaprakları da iyi kurutulmak şartıyla çay yapımında kullanılabiliyor. Ayrıca çileğin kök ve yapraklarının da faydaları biliniyor. 300 gram çilek yaprağı ve kökü 1 gece ıslatılarak ertesi gün 1 litre suda 20 dakika kaynatılıp çay gibi içilirse mafsal iltihabı, damar sertliği, tansiyon yüksekliği, karında su toplanması, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında, kum ve taş rahatsızlıklarında hastalara fayda veriyor.Ben 25.  haftasındayım hamileliğimin ama hala çileğe olan aşkım bitmedi.Yaklaşık iki aydan beri çilek yiyorum hemde çoooooook!!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/cilegin-faydalarini-biliyormuyuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserojen Hangi Besinlerde Daha Fazladır?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:51:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser yapan yıyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[kanserojen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=602</guid>
		<description><![CDATA[
TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.
Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında

Cips, ****er, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı. Izgara, döner, tahin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><span style="color: blue;"><br />
<strong><em>TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı.<span id="more-602"></span> Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.</em></strong><br />
Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında</span><br />
</em></strong></p>
<p>Cips, ****er, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı. Izgara, döner, tahin helvası, çavdar ekmeği, baklava ve pilavda ise akrilamid miktarı ölçülebilir değerlerin altında çıktı. Ancak uzmanlar ızgara ve dönerde kansere yol açabilecek başka toksikler olabileceğine dikkat çekiyor. </p>
<p>Kebap, döner, ızgara Ölçülebilir değerin altında</p>
<p>Çavdar ekmeği Ölçülebilir değerin altında</p>
<p>Beyaz ekmek (kabukta) 40-160</p>
<p>Kızarmış ekmek (hazır) 200</p>
<p>Hazır çorbalar 40-60</p>
<p>Tulumba tatlısı 40-45</p>
<p>Bebe bisküvisi 400-600</p>
<p>Bisküvi 70-130</p>
<p>****er 70-200</p>
<p>Kahvaltılık gevrekler 80-350</p>
<p>GIDALARDA AKRİLAMİD SEVİYESİ</p>
<p>Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)</p>
<p>Ekmek 40-160</p>
<p>Kızarmış ekmek 90-1430</p>
<p>Sade kek 150-400</p>
<p>Zencefilli kek 1070-1410</p>
<p>Bisküviler 260-1450</p>
<p>****erler 180-420</p>
<p>Çeşitli fırıncılık ürünleri 230-3200</p>
<p>Kahvaltılık tahıllar 30-1400</p>
<p>Bebek bisküvileri 150-610</p>
<p>Patates kızartması 330-3700</p>
<p>Kahve (bir bardakta) 25</p>
<p>Çikolata Ölçüm yöntemi oturtuluyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Eriten Yeşilçay</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/gobek-eriten-yesilcay/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/gobek-eriten-yesilcay/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 11:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilçayın faydası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Hedefiniz karın bölgesinde ki yağları eritmek ise , yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunu gösteriyor
132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hedefiniz karın bölgesinde ki yağları eritmek ise , yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunu gösteriyor<span id="more-264"></span></p>
<p>132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total karın yağlarında, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerde büyük bir düşüş olmuştur.</p>
<p>Yeşil çayın tam olarak nasıl bir mekanizmada çalışıp, etki ettiği henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat araştırmacılar yeşil çayın vücuttaki yağın yakılım hızını arttırdığına inanmaktadırlar.</p>
<p>Yapılan diğer çalışmalar…</p>
<p>Ayrıca yeşil çay, vücudun insüline duyarlılığına yardımcı olmakta ve diyabet riskini azaltmaktadır. Çalışma Florida ve Japonya’daki araştırma merkezlerinin yanı sıra Tufts Üniversitesi’ndeki Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenme Araştırma Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülmüştür.</p>
<p>Yeşil çayla ilgili başka bir çalışmada, yıllar boyunca oldukça fazla miktarda yeşil çay tüketmenin göğüs kanseri riskini azaltmakta bir etkisi olabildiğidir. Bu çalışma Çin’de yaşları 20 ila 74 arasında değişen 7.000 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların göğüs kanseri insidansları ve yeşil çay tüketimleri değerlendirilmiştir. Yeşil çay içenler, içmeyenler ile karşılaştırıldığında, içenlerin göğüs kanseri risklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketiminin uzun dönemde kadınlar üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>“Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanmış olan araştırmaya, 40-79 yaşları arasındaki 40 bin 530 yetişkin katılmıştır. Yeşil çayın yaygın olarak tüketildiği kuzeydoğu Japonya’da yapılan araştırmaya katılanlar 11 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada, günde 5 bardaktan fazla yeşil çay içenlerin herhangi bir hastalıktan ölme risklerinin, günde bir fincandan az çay içenlerden % 16 kez daha az olduğu bulunmuştur.</p>
<p>Yeşil çayda bulunan “epi-gallo-kateşin-3-gallat” adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik aktif öğenin LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterdiği, kan basıncının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu, buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişiminde de azaltıcı rol alabildiği de yapılan çalışmalarda belirlenmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/gobek-eriten-yesilcay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tok Tutan Yiyecekler Ve Aç Tutan Yiyecekler Nelerdir?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/tok-tutan-yiyecekler-ve-ac-tutan-yiyecekler-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/tok-tutan-yiyecekler-ve-ac-tutan-yiyecekler-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 10:54:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[açlığı bastıran meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[tok tutan besinler]]></category>
		<category><![CDATA[tokluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Avokado: B6 vitamini deposudur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Tok tutan avokadoyu kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yiyebilirsiniz. 
Çavdar Ekmeği: Yapılan diyetlerin hepsinde kepek ekmeğinden bahsedilse de aslında çavdar ekmeğinin tok tutan etkisi yadsınamaz. Hatta beyaz buğday ekmeğine göre yüzde 50 oranında daha fazla doyma hissi verir.
Dil Peyniri: Gün içerisinde açlık hissettiğinizde atıştırabileceğiniz faydalı bir gıda olmasının yanında proteinli yapısından dolayı tok tutma özelliğine de sahiptir.

Böğürtlen: Kendinizi aç hissettiğinizde bir kase yoğurdun içine karıştıracağınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir, bu nedenle de yararlıdırlar.
Sardalya: Protein deposudur. Kan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Avokado: B6 vitamini deposudur. Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Tok tutan avokadoyu kendinizi aç hissettiğiniz zamanlarda yiyebilirsiniz.<span id="more-257"></span> </p>
<p>Çavdar Ekmeği: Yapılan diyetlerin hepsinde kepek ekmeğinden bahsedilse de aslında çavdar ekmeğinin tok tutan etkisi yadsınamaz. Hatta beyaz buğday ekmeğine göre yüzde 50 oranında daha fazla doyma hissi verir.</p>
<p>Dil Peyniri: Gün içerisinde açlık hissettiğinizde atıştırabileceğiniz faydalı bir gıda olmasının yanında proteinli yapısından dolayı tok tutma özelliğine de sahiptir.<br />
</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Böğürtlen: Kendinizi aç hissettiğinizde bir kase yoğurdun içine karıştıracağınız böğürtlen sizi bir süre tok tutar. Böğürtlen çok fazla antioksidan içerir, bu nedenle de yararlıdırlar.</p>
<p>Sardalya: Protein deposudur. Kan şekeri seviyesinin dengelenmesini sağlar. Bu sayede tokluk hissi verir. Ayrıca metabolizmanın harekete geçmesini sağlar.</p>
<p>Elma: Yapılan diyetlerde ara öğün olarak elma tavsiye edilir bunun nedeni ise tok tutucu özelliğinin olmasıdır. Kalorisi az olan elmayı acıktığınızda yerseniz bir süre daha tok hissedersiniz.<br />
</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Kepekli Makarna: Günlük gıda tüketiminde önemli bir yere sahip olan lifli besinlerdendir. Bu besinler yendikten sonra hacimlerinin yüzde 20’si kadar genişleme özelliğine sahip oldukları için tokluk hissi verirler.</p>
<p>Esmer Pirinç: Kan şekerini dengede tutarak açlık hissinin önüne geçen karbonhidratların başında gelen esmer pirinç, uzun süre acıkmamanızı sağlar. Bu nedenle yemeklerinizde esmer pirince yer verin.</p>
<p>Yulaf Ezmesi: Tokluk ve şişkinlik hissi veren besinlerin başında gelir. Fakat yulaf ezmesini süt ile değil su ile yapmakta fayda vardır. Sütle yapıldığında ise sütü tercih edin.<br />
</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Badem: Günde iki avuç düzenli olarak yenecek bademin, tokluk hissi vererek obeziteye karşı müzadelede yararlı olduğu yapılan araştırmalar ile kanıtlanmış bir gerçek.</p>
<p>Brokoli: Brokolide vücuttaki insulin dengesini koruyan krom bulunur. Kan şekerinin düşmesini engelleyen krom sayesinde açlık hissetmezsiniz.</p>
<p>Yumurta: Çok pişmiş yumurta da tok tutan yiyecekler arasındadır. Hazırlanması kolay olan yumurta protein açısından da zengindir. Protein sizi tok tuttuğu için kolay kolay acıkmazsınız.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;"> <br />
Donmuş Yoğurt: Dondurma isteğinizi donmuş yoğurt yiyerek karşılayabilirsiniz. Meyveli donmuş yoğurt yediğinizde hem karnınızı tok tuttuğunu hissedecek, hem de fazla kalori almamış olacaksınız.</p>
<p>Sebze Çorbası: Çorba, atıştırmak için ideal olmasa da az kalorisi ve tok tutan etkisi ile idealdir. Acıktığınızda bir kase çorba açlığınızı bastırır.</p>
<p>Çilek: Canınız çok fazla tatlı istediğinde bir kap dolusu çilek yiyebilirsiniz. Çileklerin üzerine bir tatlı kaşığı pudra şekeri de dökerseniz tatlı yemiş kadar olursunuz. Ayrıca çilek tok hissetmenizi sağlar. </span></p>
<h1><span style="font-size: x-small;">İştah kapatan dost yiyecekler<br />
</span></h1>
<p> </p>
<h2><span style="font-size: x-small;">Balık: Balıkta bulunan iyot, tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir ve açlık duygusunun gelişmesini engeller.</p>
<p>Ihlamur: Yemek saatine yakın içilen ıhlamurun, hastalıklara faydasının yanı sıra iştahı kapatan etkisi de var. </span></h2>
<p> </p>
<p><span style="font-size: x-small;">Tok kalmak için yapmanız gerekenler<br />
</span></p>
<h2><span style="font-size: x-small;">Glisemik endeksi düşük besinler: Sürekli acıkıyor ve bunun önüne geçmek istiyorsanız, glisemik endeksi düşük besinleri tüketmelisiniz. Glisemik endeks, yenilen herhangi bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğidir. Tükettiğiniz besin, kan şekerini ne kadar uzun zamanda ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik endeksinin düşük olduğunu belirtir. Bu besinler, bireyin daha uzun süre tok kalmasını sağlar.</p>
<p>Karbonhidratlar: Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca bu besinler insanı tok tutarak açlık hissini engeller.</p>
<p>Triptofan: Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah etkisini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur. </span></h2>
<p> </p>
<p><span style="font-size: x-small;">Krom: Krom vücuda insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesini veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yemek gerekir.</p>
<p>Albümin: Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapar. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini arttırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.</p>
<p>Fruktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Fruktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun kaynağıdır.</p>
<p>İyot: Tiroid hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunu engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur. </span></p>
<h1><span style="font-size: x-small;">Acıktıran yiyecekler </span></h1>
<p> </p>
<h1><span style="font-size: x-small;">Greyfurt: Diyet yapıyorsunuz uzak durmanız gerekenlerden biri de greyfurttur. Kansere karşı koruyucu olan greyfurdun kötü yanı iştah açıcı özelliğinin de bulunmasıdır.</p>
<p>Karalahana: Karaciğer ve bazı kan kanseri türlerine de iyi gelen kara lahana, ayrıca iyi bir iştah açıcıdır.</p>
<p>Patates: Patatesin yapısında bulunan bileşikler kan basıncını düşürücü etki gösterir; bu endenle glisemik endeksi yüksek olan yiyecekler arasında bulunan patates, özellikle kızartma şeklinde pişirilirse çok çabuk acıkmanıza neden olur.</p>
<p>Kırmızı Biber: Kolesterolü önleyici özelliği bulunan kırmızı biber iştah açar. Bu nedenle acı bir yemek yediğinizde doyduğunuzu çok kolay anlayamazsınız. </span></h1>
<p> </p>
<h1> </h1>
<p> </p>
<h1><span style="font-size: x-small;">Nohut: Mideyi temizleyerek iştah açan nohut, sağlık açısından yararlı olsa da kilo verirken çok fazla tüketilmemesi gereken bir kurubaklagildir.</p>
<p>İncir: Kilo aldırıcı özelliği bulunan incir iştah açar, bu nedenle diyet döneminde yemeniz tavsiye edilmez.</p>
<p>Havuç: Havucun kalorisi ve glisemik endeksi diğer sebzelere göre daha yüksektir. Bu nedenle acıktırıcı özelliği olan havucun diyetlerde bulunmaması gerekir.</p>
<p>Alkol: Alkollü içeceklerden uzak durmaya çalışın. Alkollü içkiler, size kalori kazandırırken iştahınızın açılmasına neden olur. </span></h1>
<p> </p>
<h1><span style="font-size: x-small;">Tuz: Tuz iştah açıcı özelliğe sahiptir. Çok tuzlu bir besinin ardından tatlı yeme isteğinin doğması, kan şekerinizdeki dalgalanmalar yüzündendir. Özellikle diyette tüketimden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Tarçın: Kokusuyla özellikle tatlıların vazgeçilmezi olan tarçın da çok çabuk acıktıran baharatlardandır.</p>
<p>Mısır: Glisemik endeks değerinin yüksek olması nedeniyle kan şekeri seviyesini yükselten mısır, yendikten sonra açlı8k hissi uyandırır. Bu nedenle diyet yapanların uzak durması gereken bir besindir. </span></h1>
<p> </p>
<h1> <br />
</h1>
<h1><span style="font-size: x-small;">İştahınızı kesecek yöntemler<br />
</span></h1>
<p> </p>
<h2><span style="font-size: x-small;">• Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmenize yol açan kimyasal maddeler salgılarlar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısım, aynı zamanda duyguları kontrol eder ve sıkıldığımız ve kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi budur.</p>
<p>• Yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. </span></h2>
<p> </p>
<h2> </p>
<h1><span style="font-size: x-small;">İştahınızı kesecek yöntemler<br />
</span></h1>
<p> <br />
</h2>
<h2><span style="font-size: x-small;">• Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarla yetinmeyi sağlıyor.</p>
<p>• Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzer sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir. </span></h2>
<p> </p>
<h2><span style="font-size: x-small;"> Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine izin vermek anlamına giriyor. Bu sayede tat alma duygusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.</p>
<p>• Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artar ve daha fazla kalori yakmaya başlarsınız. Böylece egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınız bastırılmış olur.</p>
<p>• Öğün aralarında dayanılmaz atıştırma duygusunu dişlerinizi fırçalayarak erteleyebilirsiniz.</p>
<p></span></h2>
<p> <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/tok-tutan-yiyecekler-ve-ac-tutan-yiyecekler-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YEMEK YEMEYEN ÇOCUĞA NELER YAPILMALI?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 21:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemek yemeyen çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…
“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”
“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.
Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>0-6 yaş döneminde annelerin-babaların özellikle vurguladığı bir problemdir YEMEK YEMEK…<span id="more-245"></span></p>
<p>“O kadar özenerek hazırlıyorum bir lokma bile yediremiyorum, benimle hep inatlaşıyor ve asla sözümü dinlemiyor.”</p>
<p>“ Bir türlü YEMİYOR sadece televizyon karşısında yemek yedirebiliyorum.” gibi ifadeler kullanılmaya başlamışsa yemek yemek gibi çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için gerekli olan bu temel ihtiyaç problem olmaya başlamış demektir.</p>
<p>Yemek yemek ; çocuğunuzun önemli fiziksel ihtiyaçlarından biridir. Düzenli ve yeterli düzeyde beslenme çocuğunuzun sağlıklı büyümesi açısından öncelikli koşullardan biridir. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için almış olduğunuz yeşil ve vitamin dolu sebzelerle sırf sağlıklı beslensin diye saatlerinizi ayırarak hünerli ellerinizle hazırlamış olduğunuz o güzel tabağı önüne koyduğunuzda red cevabı almanız sizi çileden çıkarabilir. İşte burada sabırlı olmalı ve öfkenizi kontrol etmelisiniz. Hazırladığınız o güzelim yemeği yemiyor …peki bu durumda ne yapmalısınız.</p>
<p>Öncelikle istediğimiz bu konuda onunla çok fazla inatlaşmamanız, genellikle bu durumda anne yemesi konusunda ısrarcı olmakta ve çocukla bir mücadeleye girmektedir. Yapılan bu tür müdahale ve mücadeleler çocuğu yemek gibi doğal bir ihtiyaçtan daha da uzaklaştırmakta ve anne-çocuk arasındaki uçurumu arttırmaktadır. Yemek yeme ile ilgili yaşanılan çatışma gün içindeki diğer çatışmalarınızın bir başlangıcını oluşturacaktır. Onunla inatlaşmayın , yemeğin doğal bir ihtiyaç ve rutin bir aktivite olduğunu ona konuşmalarınız ve davranışlarınızla gösterin. Ona bu konuda anne ve baba olarak doğru model olmalısınız.</p>
<p>Yemek saatlerinde yemek masasında ailecek yer almalı ( yemek masasında herkesin belirli bir yeri olabilir) ve menüde yer alan yemekler ailenin tüm üyeleri tarafından sırası ile yenmeli, ( babanın yemek seçme veya pırasa yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış bir model oluşturabilir) Yemek hazırlanmadan 10-15 dakika önce yemeği hazırlayacağınızı ona iletmelisiniz. Oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemek masasına oturtulacak bir çocuğun yemek masasında mutsuz olması ve yemeğini yemeye tepki göstermesi beklenilen bir sonuçtur. Bu nedenle öncelikle onu sözel şekilde hazırlayın “Birazdan yemek yiyeceğiz” gibi, oyun aktivitesini ona göre ayarlamasını sağlamış olacaksınız, bu şekilde suç da sizden kalkacaktır, artık yemek masasında daha haklı olabileceksiniz.</p>
<p>Yemek öncesinde yemeğin hazır olacağını söylemenize rağmen yemek masasına gelmeyen bir çocuğunuz varsa ; inatlaşmayın , siz ve diğer aile üyeleri masadaki yerlerinize oturun ve yemeğinize başlayın, onun bu davranışını görmemezlikten gelin ve onunla ilgilenmeyin, asla ve asla başka yemek alternatifi sunmayın, yemeği yemek masası dışında bir yere taşımayın.Unutmayın yemek sadece yemek masasında yenir ve doğal bir ihtiyaçtır. Bu durumda anneler genelde olaya duygusal yaklaşmakta ve bu tür çözümler üretebilmektedirler, bu tür alternatif çözümler çocuğunuzun bu problem davranışını pekiştirmekte ve sağlıksız beslenmesine neden olmaktadır. Unutmayın hiçbir çocuk açlıktan ölmedi.</p>
<p>Diğer öğüne kadar bir yemek sunmayın ve bu konuda onunla konuşmayın, yemek saati dışında acıktığını vurgulayan bir çocuğunuz var ise “yemeklerimizi sadece yemek saatinde yiyoruz, yemek yerken seni de çağırmıştık , fakat gelmedin bu nedenle diğer yemek saatine kadar beklemelisin” şeklinde bir cevap vermeniz yararlı olacaktır. Fakat bu olayı dramatize etmemeye özen gösterin, sadece onunla konuşun ve yapmanız gereken aktiviteye geri dönün, bir dahaki öğünde güzel yemekler hazırlayacağınızı ifade edin ( sevdiği birkaç yemek yapabilirsiniz: alıştırma aşaması) . Bu yaş döneminde yaptırmak istediğiniz tüm davranışlarda oyun ve eğlenceyi kullanmalısınız. Çocuğun dünyasına giden en kısa yol oyundur. Hazırladığınız o güzel tabaklarda bir gülen yüz, bir çocuk şekli olması ( bu şekle bir isim de takabilirsiniz) çocuğunuzu yemek yemeğe motive edecektir. Yemek yeme çalışmalarının başlangıcında menüyü hazırlarken çocuk doktorunuzun vermiş olduğu listeden çocuğunuzun sevdiklerini seçmeniz yararlı olacaktır.</p>
<p> Tabağına yemeği koyarken ne kadar istediğini sorabilirsiniz, böylece yemek miktarını kendi tercih etmiş olduğunda kendi tabağından da sorumlu olacaktır. Tekrar istediğinde verebileceğinizi ifade edin. Masadaki diğer aile üyeleri tabaklarındaki yemeği bitirme konusunda doğru model olmayı unutmamalıdırlar. Yemeğini yerken sürekli “yemeğini ye!” gibi komutlar vermemelisiniz, biliyorsunuz yemek yemek doğal bir ihtiyaç ve uyarıya gerek yok . Bu davranışınızla çocuğunuz daha çok dikkat çekmeye çalışabilir ve yemek yeme konusunda sizinle daha fazla inatlaşabilir. Sevmediği bir yemeği zorla yedirmeye çalışmayın.</p>
<p>Onun da bir damak tadı olduğunu unutmayın, aynı vitamini verebilecek bir başka yemeği menüye ekleyebilirsiniz. Yemek yememesi ile ilgili hassasiyetinizi ona belli etmeyin bunu kullanmaya başlayabilir. Yemek sonrasında birlikte eğlenceli birkaç aktivite planlayın, yemeğini bitirmek için böylece onu motive edebilirsiniz. Yemek sonrasında maddi ödüller sunmamaya özen gösterin, Çünkü yemek yemek normal ve olması gereken bir davranıştır. Bunun için bir ödül anlamsız ve yararsızdır. Bunun için en büyük ödül mutlu olduğunuzu ona göstermektir.</p>
<p>Çocuğunuz hastalık döneminde ise iştahında bir azalma görülebilir, bu durumda çok fazla ısrarcı olmamalı ve çocuk doktorunuzla birlikte hareket etmelisiniz. Çocuğunuzun beslenme ile ilgili problemleri uzun süre devam ediyorsa ve kilosunda belirgin düzeyde bir azalma söz konusu ise çocuk doktorunuza götürmeniz gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/yemek-yemeyen-cocuga-neler-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organik Ürün Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/organik-urun-alirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/organik-urun-alirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 20:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[organik]]></category>
		<category><![CDATA[organik besınlerin alımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=217</guid>
		<description><![CDATA[Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan organik tarım logosunun, satışa sunulan organik ürünlerin üzerinde bulunmasının zorunlu olduğu bildirildi.
Tarımda bilinçsizce ilaç kullanımı, tarım ürünlerindeki ilaç kalıntıları ve ve hormon nedeniyle tüketiciler, daha sağlıklı olduğu için organik ürünlere yönelirken, yetkililer tüketicilerin organik ürünler konusunda da bilinçlenmesi gerektiğini ifade ettiler.
Organik tarım ürünlerini denetlemekte görevli Samsun Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, organik ürün alırken etiket bilgilerinin yanı sıra ürünün organik olup olmadığını anlamak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Organik Tarım logosunun, satışa sunulan organik ürünlerin üzerinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan organik tarım logosunun, satışa sunulan organik ürünlerin üzerinde bulunmasının zorunlu olduğu bildirildi.<span id="more-217"></span></p>
<p>Tarımda bilinçsizce ilaç kullanımı, tarım ürünlerindeki ilaç kalıntıları ve ve hormon nedeniyle tüketiciler, daha sağlıklı olduğu için organik ürünlere yönelirken, yetkililer tüketicilerin organik ürünler konusunda da bilinçlenmesi gerektiğini ifade ettiler.</p>
<p>Organik tarım ürünlerini denetlemekte görevli Samsun Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, organik ürün alırken etiket bilgilerinin yanı sıra ürünün organik olup olmadığını anlamak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor.</p>
<p>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Organik Tarım logosunun, satışa sunulan organik ürünlerin üzerinde bulunmasının zorunlu olduğu bildirilirken, logonun yanı sıra ürünün üzerinde kontrol sertifikasyon kuruluşunun adı ve adresi, sertifika numarası, müteşebbisin adı, adresinin yazılı olması gerektiği belirtildi.</p>
<p>GEÇİŞ ÜRÜNLERİNE DİKKAT EDİLMELİ</p>
<p>Organik ürünlerin yanı sıra henüz organik ürün sertifikası almamış ve almak için geçiş süreci yaşayan ürünlerin geçiş ürünü olduğunu belirten yetkililer, geçiş ürünlerinin satışa sunulduklarında organik ürün gibi pazarlanamayacaklarına işaret ederek, tüketicilerin de bu konuda dikkatli olmalarını istediler. Yönetmeliğe göre, geçiş ürünleri üzerinde organik geçiş ürünü yazılabileceği ancak tüketicinin yanıltılmaması için &#8221;Organik&#8221; yazısı ile &#8221;Geçiş Ürünü&#8221; yazısının aynı yazı karakteri ve renkte olmasının zorunlu olduğunun altını çizen yetkililer, tüketicilerin bu konuda da dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundular.</p>
<p>Organik ürün olmadığı halde organik ürün olarak satışa sürülen ürünlerin piyasadan toplatılmasından 10 bin YTL&#8217;den başlayan cezai işlemler uygulandığı belirtilirken, organik tarımı çağrıştıracak ekolojik, eko, eco, org gibi eklerin de etiket üzerinde kullanılmasının yasak olduğu bildirildi.</p>
<p>Marketlerde organik ürünlerin bulunduğu reyona ürünlerin organik üretim sertifikalarının yanı sıra ulaşım sertifikalarının da asılmasının, tüketicilerin daha güven duyarak alış veriş yapmalarını sağlayacağı belirtildi.</p>
<p>Üründen şüphe duyulması halinde müşterinin market yetkilisinden bu belgeleri görmek isteyebileceği ifade edilirken, organik ürünlerle ilgili şikayetlerin tarım il müdürlüklerine ve Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı&#8217;nın Organik Tarım Komitesine yapılabileceği kaydedildi.</p>
<p>&#8216;ARILI&#8217; YAZISI ORGANİK ANLAMINA GELMEZ</p>
<p>Bazı tarım ürünlerinin üzerinde &#8221;arılı&#8221; yazdığı ve bunun bitkinin döllenmesi için arıların kullanıldığı anlamı taşıdığını anlatan yetkililer, arılı ürünlerin organik olmadığını vurguladılar.</p>
<p>Üzerinde doğal, natürel, tamamen katkısız yazılı ürünlerin de organik olarak değerlendirilemeyeceğine işaret eden yetkililer, organik ürünlerin üzerinde mutlaka Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Organik Tarım logosunun olmasının zorunlu olduğunu yinelediler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/organik-urun-alirken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

