<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebeğiniz ve Siz...</title>
	<atom:link href="http://www.minikpatik.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.minikpatik.com</link>
	<description>Bebeklerimiz ve çocuklarımız ile ilgili herşey...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 15:52:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kanserojen Hangi Besinlerde Daha Fazladır?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:51:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[kanser yapan yıyecekler]]></category>
		<category><![CDATA[kanserojen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=602</guid>
		<description><![CDATA[
TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.
Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında

Cips, ****er, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı. Izgara, döner, tahin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><span style="color: blue;"><br />
<strong><em>TÜBİTAK gıda ürünlerindeki kanser yapıcı akrilamid maddesini araştırdı. 20 çeşit ürün üzerinde yapılan araştırmada geleneksel gıda ürünleri temiz çıktı. Kanser yapıcı maddeli ürünlerin yasaklanması gündemde.Türkiye’de ilk defa gıda ürünlerinin kanser yapma etkisi araştırıldı.<span id="more-602"></span> Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) 9 ay süren gıda ürünleri ile ilgili kanser taramasından çarpıcı sonuçlar çıktı.</em></strong><br />
Tahin helvası Ölçülebilir değerin altında</span><br />
</em></strong></p>
<p>Cips, ****er, kahvaltılık gevrekler, bisküvi ve bebe bisküvileri ile patates ve ekmek kızartmalarında yüksek miktarda kanserojen akrilamid maddesi tespit edildi. Tulumba tatlısı ve beyaz ekmek kabuğunda da kayda değer miktarda kanserojen maddeye rastlandı. Izgara, döner, tahin helvası, çavdar ekmeği, baklava ve pilavda ise akrilamid miktarı ölçülebilir değerlerin altında çıktı. Ancak uzmanlar ızgara ve dönerde kansere yol açabilecek başka toksikler olabileceğine dikkat çekiyor. </p>
<p>Kebap, döner, ızgara Ölçülebilir değerin altında</p>
<p>Çavdar ekmeği Ölçülebilir değerin altında</p>
<p>Beyaz ekmek (kabukta) 40-160</p>
<p>Kızarmış ekmek (hazır) 200</p>
<p>Hazır çorbalar 40-60</p>
<p>Tulumba tatlısı 40-45</p>
<p>Bebe bisküvisi 400-600</p>
<p>Bisküvi 70-130</p>
<p>****er 70-200</p>
<p>Kahvaltılık gevrekler 80-350</p>
<p>GIDALARDA AKRİLAMİD SEVİYESİ</p>
<p>Gıda maddesi Akrilamid (mikro g/kg)</p>
<p>Ekmek 40-160</p>
<p>Kızarmış ekmek 90-1430</p>
<p>Sade kek 150-400</p>
<p>Zencefilli kek 1070-1410</p>
<p>Bisküviler 260-1450</p>
<p>****erler 180-420</p>
<p>Çeşitli fırıncılık ürünleri 230-3200</p>
<p>Kahvaltılık tahıllar 30-1400</p>
<p>Bebek bisküvileri 150-610</p>
<p>Patates kızartması 330-3700</p>
<p>Kahve (bir bardakta) 25</p>
<p>Çikolata Ölçüm yöntemi oturtuluyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/kanserojen-hangi-besinlerde-daha-fazladir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nevatoys Hakkında Neler Biliyoruz?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/nevatoys-hakkinda-neler-biliyoruz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/nevatoys-hakkinda-neler-biliyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:56:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[nevatoys]]></category>
		<category><![CDATA[nevatoys fuarda]]></category>
		<category><![CDATA[organik oyuncak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[ Nevatoys ürünlerinin çocuklarımızın sağlığına etki etmeyen, gelişimlerine engel olmayan ve sosyal aktivitelerini çevresindeki arkadaşlarıyla beraber sağlıklı bir şekilde sürdürebilecekleri, hayal gücülerini geliştirebilecekleri, eğitici ve öğretici, konsantrasyon, tanıma -algılama, organizasyon yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olduğunu belirten Nevatoys&#8217;un Genel Müdürü Ayhan Eren, iİlerleyen dönemlerde yurt dışında ve yurt içinde çeşitli organizasyon, sosyal sorumluluk projeleri ve fuarlara katılarak Nevatoys markasını Türkiye&#8217;den tüm dünyaya duyuracağını haberlerini veriyor.19. Anne Bebek Çocuk Fuarında, NEVATOYS&#8217;DA özel standında yerini aldı.
Fuar ziyaretcileri tarafından oldukça beğeni gören NEVATOYS özellikle çocuklar tarafından en çok ziyaret edilen standlardan biri oldu. Fuarda Ebeveynlere Oyuncaklarımızın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Nevatoys ürünlerinin çocuklarımızın sağlığına etki etmeyen, gelişimlerine engel olmayan ve sosyal aktivitelerini çevresindeki arkadaşlarıyla beraber sağlıklı bir şekilde sürdürebilecekleri<span id="more-588"></span>, hayal gücülerini geliştirebilecekleri, eğitici ve öğretici, konsantrasyon, tanıma -algılama, organizasyon yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olduğunu belirten Nevatoys&#8217;un Genel Müdürü Ayhan Eren, iİlerleyen dönemlerde yurt dışında ve yurt içinde çeşitli organizasyon, sosyal sorumluluk projeleri ve fuarlara katılarak Nevatoys markasını Türkiye&#8217;den tüm dünyaya duyuracağını haberlerini veriyor.19. Anne Bebek Çocuk Fuarında, NEVATOYS&#8217;DA özel standında yerini aldı.<br />
Fuar ziyaretcileri tarafından oldukça beğeni gören NEVATOYS özellikle çocuklar tarafından en çok ziyaret edilen standlardan biri oldu. Fuarda Ebeveynlere Oyuncaklarımızın %100 Türk üreticisinin emeği olduğu ve kesinlikle ürün içeriğinde zararlı bir madde olmadığı anlatıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/nevatoys-hakkinda-neler-biliyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ve Büyük İnsanlarda Görülen Zatürre Nedir Ve Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[ 
Zatürreli bebeklerde ve hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görülür.Bazende başka  şekillerde karşımıza çıkar.
•Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi
•Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme
•Boğazda, kaslarda ağrı olması
•Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı
•Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi
•Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme
•Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması
•Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.
Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?
Zatürreye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
Zatürreli bebeklerde ve hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görülür.Bazende başka  şekillerde karşımıza çıkar.<span id="more-577"></span></p>
<p>•Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi<br />
•Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme<br />
•Boğazda, kaslarda ağrı olması<br />
•Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı<br />
•Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi<br />
•Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme<br />
•Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması<br />
•Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.<br />
Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?</p>
<p>Zatürreye neden olan bakteriler, yakın temas sonucu, solunumla beraber vücuda alınır. Üst solunum yollarında, burun ve ağzın birleştiği yerde yerleşip çoğalırlar. Burada gruplar halinde yer alırlar. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu halde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. Salgın şeklinde ortaya çıkabilir fakat soğuk algınlığı kadar bulaşıcı değildir. Bulaşması için en uygun ortam bir arada yaşayan ailedir. Özellikle küçük çocuklar arasında yaygındır.</p>
<p>ZATÜRRE TANISI VE TEDAVİSİ</p>
<p>Hastanın şikayetleri ve yapılacak fiziki muayene sonrası büyük ölçüde tanı konur. Doktor, akciğerleri dinlediğinde, solunumun anormal olduğunu anlar. Solunum sırasındaki ses değişmiştir. Bunun dışında akciğerin filminin çekilmesi tanı için önemlidir. Ayrıca, yapılacak kan sayımı, kanda bakterinin araştırılması, bazı testler kesin tanı konmasını sağlar.</p>
<p>Zatürrenin tedavisi hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Hastalığın hafif seyrettiği hastalarda antibiyotik kullanımı ve balgam yumuşatıcılarla hem hastalık tedavi edilir, hem de hasta rahatlar. İlaçlar, enjeksiyon yoluyla ya da ağızdan verilerek uygulanır. 2-3 gün sonra yapılacak kontrollerle hastalığın seyri hakkında bilgi elde edilir.</p>
<p>Hastalığın ağır seyrettiği durumlarda, kişinin hastaneye yatırılması gerekir. Yaklaşık 10 gün süren bir tedavi uygulanır. Hastanın durumuna göre bu tedavinin süresi uzatılır ya da kısaltılır. Gerekirse oksijen desteği ile hastanın solunumu kolaylaştırılır. Damardan antibiyotik ya da sıvı verilir.</p>
<p>ZATÜRRE AŞISI</p>
<p>Zatüre hastalığı ölüme yol açan tehlike bir hastalık olduğundan bu hastalığın tedavisi kadar zatürreden korunmak da çok önemlidir. Yapılan aşıyla hastalığa, neden olan mikroplara karşı bağışıklık kazanılır. Bu bağışıklı yıllar sürebilir. 5-6 yıl sonra aşının tekrarlanmasında fayda vardır. Bebek doğduktan iki ay sonra uygulanabilir.</p>
<p>Özellikle risk grubundaki kalp hastaları, alkol ve sigara kullananlar, şeker hastaları, bazı kalp hastalıkları olanlar, 60 yaşın üzerindeki kişiler için uygulanmalıdır. Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda da mutlaka uygulanmalıdır. Bu kişilerin hastalığa yakalanması kolaydır. Özellikle HIV virüsünü taşıyanlar ve AİDS&#8217;li kişilerin aşı olması gerekir.</p>
<p>Yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerine sahip olan kişilerin aşı olması, hastalığa yakalanma ihtimalini oldukça azaltır. Aşıdan başka, bu risk faktörlerinin de ortadan kaldırılması koruyucu bir tedbir olarak düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bebeklerde-ve-buyuk-insanlarda-gorulen-zaturre-nedir-ve-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Celtıc Astrolojisinde Siz Hangi Ağaçtan Düştünüz Biliyormusunuz?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/celtic-astrolojisinde-siz-hangi-agactan-dustunuz-biliyormusunuz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/celtic-astrolojisinde-siz-hangi-agactan-dustunuz-biliyormusunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:23:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç astorolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[celtıc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=572</guid>
		<description><![CDATA[ DOĞUM ARALIĞI                        AĞAÇ CİNSİ
23-31 ARALIK                               ELMA AĞACI
 01 &#8211; 11 OCAK                                   KÖKNAR
 12 &#8211; 24 OCAK                                   KARAAĞAÇ
&#62; 25 OCAK &#8211; 03 ŞUBAT                    SELVİ
&#62; 04 &#8211; 08 ŞUBAT                                 KAVAK
&#62; 09 &#8211; 18ŞUBAT                                  SEDİR
&#62; 19 &#8211; 28 ŞUBAT                                 ÇAM
&#62; 01 &#8211; 10 MART                                   SALKIMSÖĞÜT
&#62; 11 &#8211; 20 MART                                   IHLAMUR
&#62; 21 MART                                            MEŞE
&#62; 22 &#8211; 31MART                                    FINDIK
&#62; 01 &#8211; 10NİSAN                                   ÜVEZ
&#62; 11 &#8211; 20 NİSAN                                  AKÇAAĞAÇ
&#62; 21 &#8211; 30 NİSAN                                  CEVİZ
&#62; 01 &#8211; 14  MAYIS                                 KAVAK
&#62; 15 &#8211; 24MAYIS                                   KESTANE
&#62; 25 MAYIS &#8211; 03 HAZİRAN              DİŞBUDAK
&#62; 04 &#8211; 13HAZİRAN                             GÜRGEN
&#62; 14 &#8211; 23 HAZİRAN                            İNCİR
&#62; ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> DOĞUM ARALIĞI                        AĞAÇ CİNSİ<br />
23-31 ARALIK                               ELMA AĞACI<span id="more-572"></span><br />
 01 &#8211; 11 OCAK                                   KÖKNAR<br />
 12 &#8211; 24 OCAK                                   KARAAĞAÇ<br />
&gt; 25 OCAK &#8211; 03 ŞUBAT                    SELVİ<br />
&gt; 04 &#8211; 08 ŞUBAT                                 KAVAK<br />
&gt; 09 &#8211; 18ŞUBAT                                  SEDİR<br />
&gt; 19 &#8211; 28 ŞUBAT                                 ÇAM<br />
&gt; 01 &#8211; 10 MART                                   SALKIMSÖĞÜT<br />
&gt; 11 &#8211; 20 MART                                   IHLAMUR<br />
&gt; 21 MART                                            MEŞE<br />
&gt; 22 &#8211; 31MART                                    FINDIK<br />
&gt; 01 &#8211; 10NİSAN                                   ÜVEZ<br />
&gt; 11 &#8211; 20 NİSAN                                  AKÇAAĞAÇ<br />
&gt; 21 &#8211; 30 NİSAN                                  CEVİZ<br />
&gt; 01 &#8211; 14  MAYIS                                 KAVAK<br />
&gt; 15 &#8211; 24MAYIS                                   KESTANE<br />
&gt; 25 MAYIS &#8211; 03 HAZİRAN              DİŞBUDAK<br />
&gt; 04 &#8211; 13HAZİRAN                             GÜRGEN<br />
&gt; 14 &#8211; 23 HAZİRAN                            İNCİR<br />
&gt; 24 HAZİRAN                                     HUS<br />
&gt; 25 HAZİRAN &#8211; 04 TEMMUZ          ELMAAĞACI<br />
&gt; 05 &#8211; 14 TEMMUZ                              ÇAM<br />
&gt; 15 &#8211; 25 TEMMUZ                              KARAAĞAÇ<br />
&gt; 26 TEMMUZ &#8211; 04 AĞUSTOS         SELVİ<br />
&gt; 04 &#8211; 13 AĞUSTOS                           KAVAK<br />
&gt; 14 &#8211; 23 AĞUSTOS                           SEDİR<br />
&gt; 24 AĞUSTOS &#8211; 02 EYLÜL             ÇAM<br />
&gt; 03 &#8211; 12 EYLÜL                                  SALKIMSÖĞÜT<br />
&gt; 13 &#8211; 22 EYLÜL                                  IHLAMUR<br />
&gt; 23 EYLÜL                                           ZEYTİN<br />
&gt; 24 EYLÜL &#8211; 03 EKİM                       FINDIK<br />
&gt; 04 &#8211; 13 EKİM                                     ÜVEZ<br />
&gt; 14 &#8211; 23 EKİM                                     AKÇAAĞAÇ<br />
&gt; 24 EKİM &#8211; 11 KASIM                      CEVİZ<br />
&gt; 12 KASIM &#8211; 21 KASIM                   KESTANE<br />
&gt; 22KASIM &#8211; 01 ARALIK                  DİŞBUDAK<br />
&gt; 02 &#8211; 11 ARALIK                               GÜRGEN<br />
&gt; 12 &#8211; 21 ARALIK                                İNCİR<br />
&gt; 22  ARALIK                                        KAYIN<br />
&gt; VE AÇIKLAMALARI ;<br />
&gt; ELMA  : ( AŞK ) Cazibeli, Fiziksel olarak dikkat çekici ve<br />
&gt; etkileyici&#8230; Hoş bir auraya sahip. Flörtöz ve maceraperest ama hassas<br />
&gt; ve her zaman aşık bir tip. Sevmeye ve Sevilmeye meraklı. Sadık ve<br />
&gt; hassas bir eş. Cömert. Bilimsel konulara yeteneği var. Bugün için<br />
&gt; yaşar. Hayal gücü yüksek.<br />
&gt; DİŞBUDAK : ( HIRS ) Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu,<br />
&gt; talepkar, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan<br />
&gt; biri. Hırslı, akıllı,<br />
&gt; yetenekli, kaderine hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama<br />
&gt; ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir. İlişkileri<br />
&gt; çok ciddiye alır ve sadıktır.<br />
&gt; KAYIN : ( YARATICILIK ) İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi<br />
&gt; görüntüsüne önem verir. Materyalist sayılır. Hayatı ve kariyeri için<br />
&gt; çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir. Gereksiz risklere girmez. Makul<br />
&gt; bir tiptir. Diyet ve sporla fiziğine dikkat eder.<br />
&gt; HUS : ( ESİNLENME ) Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı,<br />
&gt; gösterişten uzak, mütevazi, aşırılıktan hoşlanmayan, kaba şeylerden<br />
&gt; nefret eden biridir. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla<br />
&gt; tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. Sakin ve Uygun<br />
&gt; ortamlar yaratır.<br />
&gt; SEDİR : ( GÜVEN ) Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven,<br />
&gt; sağlığına dikkat eden , kendine güvenen, başkalarına da biraz<br />
&gt; yukarıdan bakan biridir. Kararlı, Sabırsız ve Başkalarını etkilemeyi<br />
&gt; sever. İyimserdir<br />
&gt; ve beceriklidir. Tek ve Gerçek Aşkını bekler. Çabuk karar verir.<br />
&gt; KESTANE : ( DÜRÜSTLÜK ) Alışılmadık bir güzelliği vardır ve insanları<br />
&gt; etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan<br />
&gt; Diplomattır. Çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisin<br />
&gt; de hassasdır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük<br />
&gt; çeker.<br />
&gt; SELVİ : ( SADAKAT ) Güçlü, fiziksel olarak kaslı, her ortama<br />
&gt; uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimser, paraya<br />
&gt; meraklıdır. Yalnızlıktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek<br />
&gt; kadar tutkuludur. Ama<br />
&gt; sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. Biraz da ukala<br />
&gt; ve ilgisizdir.<br />
&gt; KARAAĞAÇ : ( ASİL ) Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat<br />
&gt; eden , taleplerin de aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen,<br />
&gt; liderlik etmeyi seven ama kendisi altta olmayı sevmeyen biridir.<br />
&gt; Dürüst ve sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever.<br />
&gt; Cömerttir. Pratik zekası güçlü ve iyi bir espri anlayışı vardır.<br />
&gt; İNCİR : ( HASSASİYET ) Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve<br />
&gt; zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve<br />
&gt; hayvanseverdir.<br />
&gt; Sosyal bir kelebek gibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği<br />
&gt; de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir.<br />
&gt; KÖKNAR : ( GİZEM ) Sıradışı bir zevki vardır. Sofistike ve<br />
&gt; kadirşinastır. Güzel olan her şeyi sever. Dikbaşlı, çabuk Modu<br />
&gt; değiştiren, bencil olmasına rağmen kendisine yakın olanlarla<br />
&gt; ilgilenen biridir. Çok mütevazi olduğu söylenemez. Hırslıdır ve<br />
&gt; memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşı vardır ve ona çok<br />
&gt; güvenebilirsiniz.<br />
&gt; FINDIK : ( OLAĞANÜSTÜ ) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl<br />
&gt; etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve<br />
&gt; girişken hatta dövüşken<br />
&gt; biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir<br />
&gt; aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı<br />
&gt; yeteneği vardır.<br />
&gt; GÜRGEN : ( ZEVK SAHİBİ ) Cool bir güzel. Dış görüntüsüne ve bakımlı<br />
&gt; olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla<br />
&gt; düşünür. Hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır.<br />
&gt; Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder. İlişkilerinde kibardır.<br />
&gt; Farklı sevgililer bulmak<br />
&gt; ister. Duygularıyla ilgili olarak mutluluğu yakalaması kolay olmaz.<br />
&gt; Çoğunlukla da başkalarına güvenmez ve kararlarından asla emin olmaz.<br />
&gt; IHLAMUR : ( ŞÜPHE ) Hayatın ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve<br />
&gt; tartışmadan nefret eder. Çalışkandır. Tembelliği ve bencilliği hiç<br />
&gt; sevmez. Streslidir. Yumuşak huylu ve merhametlidir. Arkadaşları için<br />
&gt; çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları<br />
&gt; değerlendirmesini bilmez. Mızmızdır, zordur ama vefalıdır.<br />
&gt; AKÇAAĞAÇ : ( ÖZGÜR ZEKA ) Hayal gücü ve orjinallikle dolu hiç de<br />
&gt; sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen,<br />
&gt; yeni deneyimlere aç biridir. Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı<br />
&gt; vardır. Hafızası kuvvetlidir. Çok kolay öğrenir. Aşk hayatı biraz<br />
&gt; karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever.<br />
&gt; MEŞE : ( CESARET ) Sağlam yaradışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve<br />
&gt; girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini şans&#8217;a bırakmayı sevmez.<br />
&gt; Ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir.<br />
&gt; ZEYTİN : ( ERDEM ) Makul biridir. Güneşi ve sıcak havaları sever.<br />
&gt; Kibar duyguları vardır. Agresyon ve şiddetten kaçınır. Sakin ve<br />
&gt; toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas kıskançlıktan uzak<br />
&gt; bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı<br />
&gt; sever.<br />
&gt; ÇAM : ( TİTİZ ) Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl<br />
&gt; rahat edebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir<br />
&gt; partnerdir. Çok arkadaş<br />
&gt; delisi değildir. Çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Herşeyden<br />
&gt; kolay vazgeçebilir. İdeali bulana kadar her şey geçicidir. Güvenilir<br />
&gt; ve pratiktir.<br />
&gt; KAVAK : ( TATMİNSİZ ) Fazla kendine güvenmeyen, sadece gerektiği<br />
&gt; zaman cesaretli olan biridir. Arkasının güçlü olmasını ve sıkı<br />
&gt; insanlarla muhatap olmasını sever. Çok seçicidir. Genellikle<br />
&gt; yalnızdır. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. İyi bir<br />
&gt; organizatördür. Felsefik takılmayı sever. Ama her durumda ona<br />
&gt; güvenilebilen biridir. İlişkilerini de çok önemser.<br />
&gt; ÜVEZ : ( HASSASİYET ) Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak,<br />
&gt; dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre<br />
&gt; hem bağımlı hem de bağımsız olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas,<br />
&gt; tutkulu ve artistik özellikleri vardır. İyi bir eş olur ama çok zor<br />
&gt; affeder.<br />
&gt; CEVİZ : ( TUTKU ) Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve<br />
&gt; agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır.<br />
&gt; Spontandır. Çok hırslıdır ve hiç esnekliği yoktur. Zor ve alışılmışın<br />
&gt; dışında bir eş&#8217;tir. Çok zor beğenir. Çok kıskanç ve tutkuludur.<br />
&gt; Sadece takdir eder. Uyum göstermek için fazla<br />
&gt; fedakarlık etmekten de hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretmeyi sever.<br />
&gt; SALKIMSÖĞÜT : ( MELANKOLİ ) Güzel ve çok melankoliktir.<br />
&gt; Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi<br />
&gt; sever. Hayalperesttir. Kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının<br />
&gt; duygularına önem<br />
&gt; verir. Çabuk etki altında kalır ama beraber yaşanması zor biridir.<br />
&gt; Talepkârdır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir<br />
&gt; atabileceği birini bulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/celtic-astrolojisinde-siz-hangi-agactan-dustunuz-biliyormusunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Dönmesiyle İlgili Neler Bilmeliyiz?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/bas-donmesiyle-ilgili-neler-bilmeliyiz/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/bas-donmesiyle-ilgili-neler-bilmeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 18:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Tavsiyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesinin sebebleri]]></category>
		<category><![CDATA[neden baş döner]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[Sabahları gözünüzü açtığınızda başınız dönüyor, duvarlar, sanki etrafınızda hareket ediyor. Belki size önemsiz gibi gelebilir ama uzmanlar baş dönmesinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini söylüyor. İşte nedenleriyle baş dönmesi ve tedavisi&#8230;
Baş dönmesini çoğumuz pek dikkate almayız&#8230; Oysa gelip geçici olduğunu düşünüp üzerinde bile durmadığımız ve bu yüzden çoğu zaman nedenini araştırmadığımız bu sorun, pek çok hastalığın belirtisi olabilir. Bunların başında görme bozuklukları, iç kulaktan kaynaklanan problemler, ruhsal bozukluklar ve beyin tümörleri geliyor. Bu yüzden siz siz olun baş dönmesini ciddive alın ve Acıbadem Hastanesi Onkoloji ve Nörolojik Bilimler Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabahları gözünüzü açtığınızda başınız dönüyor, duvarlar, sanki etrafınızda hareket ediyor.<span id="more-569"></span> Belki size önemsiz gibi gelebilir ama uzmanlar baş dönmesinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini söylüyor. İşte nedenleriyle baş dönmesi ve tedavisi&#8230;</p>
<p>Baş dönmesini çoğumuz pek dikkate almayız&#8230; Oysa gelip geçici olduğunu düşünüp üzerinde bile durmadığımız ve bu yüzden çoğu zaman nedenini araştırmadığımız bu sorun, pek çok hastalığın belirtisi olabilir. Bunların başında görme bozuklukları, iç kulaktan kaynaklanan problemler, ruhsal bozukluklar ve beyin tümörleri geliyor. Bu yüzden siz siz olun baş dönmesini ciddive alın ve Acıbadem Hastanesi Onkoloji ve Nörolojik Bilimler Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alev Üneri’nin söylediklerine kulak verin.</p>
<p>GÖRÜNTÜ YANILGISI</p>
<p>“Baş dönmesi” deyimi var olmayan bir hareketin var gibi hissedilmesini anlatıyor. Bazı baş dönmelerinde kişi etrafının ya da kendisinin hareket ettiğini görürken; duvarlar, eşyalar dairesel olarak dönüyor veya aşağıdan yukarıya kayıyor, bazen de etrafın değil kendisinin hareket etmekte olduğunu hissedebiliyor. Doç. Dr. Üneri, “Bazen bu hareket o kadar kuvvetli ve hızlı hissedilir ki hasta gözünü açamaz ve ayakta duramaz” diyerek şunları söylüyor: “Bu görüntü yanılgısının sebebi gözlerde nistagmus denilen istemsiz (refleks) hareketlerdir. Bir baş dönmesi atağı birkaç saniye sürebileceği gibi saatlerce, ya da hafifleyerek günlerce, aylarca sürebilir, bazen de belli aralıklarla tekrarlar. Tekrarlama aralıkları da çok değişik olabilir, günde birkaç kez kısa süreli ataklar gelebilir ya da iki atak arası 25-30 seneye kadar uzayabilir. Kişiden kişiye değişmekle beraber özellikle şiddetli ve uzun süreli ataklara bulantı ve kusma eşlik edebilir.”</p>
<p>TİPLERİ FARKLI FARKLI</p>
<p>Baş dönmesi ve dengesizlik hissi, tüm dünyada ağrıdan sonra, en sık doktora danışılan ikinci şikayet. Hayatı boyunca başı hiç dönmemiş birisini bulmak aslında pek kolay değil. Baş dönmesi birkaç saniyelik bir his olabileceği gibi aylarca hatta yıllarca zaman zaman meydana gelen ataklar şeklinde seyredebiliyor. Zaten baş dönmesinin de “vertigo” ve “Dizziness” olarak farklı tipleri var. Doç. Dr. Üneri baş dönmesi tiplerini şöyle anlatıyor: “Yukarıda tarif edilen tipte baş dönmesine tıpta “vertigo” adı verilir yani, baş dönmesi deyiminin Latincesi vertigodur, çoğunlukla yanlış bilindiği ve kullanıldığı gibi “vertigo” kendi başına bir hastalık ismi değil altta yatan bir hastalığın ortaya çıkmış bulgusu yani semptomudur. Dizziness tipinde ise hasta tam bir dönme hareketi hissetmez, yakınması daha çok bir sarhoşluk hissi, sersemlik hissi başında netlik duygusunun kaybolması ve buna benzer başta bir rahatsızlık hissi olarak tarif edilir. Bazen de baş dönmesi ve dengesizlik hissi, bastığı yeri sağlam hissedememe, yatak ya da bulutların üstünde yürüyormuş gibi de tarif edilir. Bazı hastalar ise dizzinesi yürürken bir tarafa çekilme veya aniden itilme şeklinde, dengesizlik olarak tarif edebilirler.”</p>
<p>NEREDEN KAYNAKLANIYOR?</p>
<p>Baş dönmesi vestibüler sisteme ait bir bulgu. Bu sistemin bir rahatsızlıkla ya da istemli olarak uyarılması baş dönmesi hissini oluşturuyor. Kendi ekseniniz etrafında bir süre hızlı olarak dönüp, aniden durduğunuzu düşünün. Ortaya çıkan hareket illüzyonu tam olarak baş dönmesini ifade ediyor. Peki neden bazı kişiler sürekli bu hissi yaşıyor? Doç. Dr. Üneri bunun bir sebebinin vestibüler sistemden kaynaklandığını belirterek şunları söylüyor: “Vestibüler sistem, iç kulak denge sistemi olarak bilinir, bunun sebebi bu sistemin duyu (algılayıcı) organının iç kulaktaki labirent adı verilen organcık olmasıdır. Ancak görme veya işitme duyusunda olduğu gibi iç kulaktaki organcık yalnızca algılama aracıdır, vestibüler sistem olarak adlandırdığımız yapı ise, bu organcık tarafından algılanan verilerin işlendiği ve sonuçlarının ilgili tüm vücut fonksiyonlarına yansıtıldığı santral ve periferal sinir sistemi ağını da içeren yapılar bütünüdür. Sonuç olarak vestibüler sistemin herhangi bir noktada etkilenmesi baş dönmesi hissini oluşturur.”</p>
<p>PSİKOSOMATİK ŞİKAYETLER</p>
<p>Baş dönmesi bir hastalık belirtisi ve nedenleri periferik ve santral diye ikiye ayrılıyor. Doç. Dr. Üneri nedenleri şöyle açıklıyor: “Santral nedenleri, santral sinir sisteminde ortaya çıkan nörolojik hastalıklar oluşturur. Periferik nedenler ise klinikte gördüğümüz baş dönmelerinin yüzde 80’inin sebebidir. Bunlar tedavisi olan, başa çıkılabilen baş dönmelerini kapsar. Periferik baş dönmeleri periferik estibüler sisteme ait hastalıklardan migren, kronik orta kulak enfeksiyonları, kulak ameliyatları ve travmalarına bağlı oluşabilir. Stres, tek başına baş döndüren bir faktör olmamasına rağmen, mevcut rahatsızlıkların, kendisini daha şiddetli bir şekilde hissettirmesine yol açıyor. Ayrıca baş dönmesi ya da kronik dengesizlik problemi olanlarda bu hastalığın yanında psikosomatik şikayetler de oluşmaya başlıyor. Zamanla stres dengesizliği, dengesizlik de stresi arttırıyor ve tam bir kısır döngü oluşuyor.”</p>
<p>HASTA HİKAYESİ ÖNEMLİ</p>
<p>Baş dönmesi tanısı koymak aslında çok da kolay değil. Hastalar da hastalığının nereden kaynaklandığını kesin olarak bilmediği için doktor doktor dolaşmak zorunda kalıyor. Doç. Dr. Üneri tanı noktasında şunları söylüyor: “Öncelikle hastanın hikâyesini öğreniyoruz Hikâyeden problemin periferik mi, santral mı olduğunu ayırt etmeye çalışıyoruz. Daha sonra nöro-otolojik muayene yapılır. Muayenenin ardından odyolojik inceleme, ENG ve VNG gibi iç kulak fonksiyonlarını ölçtüğümüz tetkiklere geçilir. Bunların dışında MR, tomografi gibi görüntüleme tekniklerinin de kullanılması gereklidir. Elektronistogmografi (ENG) vestibüler sistemin değerlendirilmesinde “temel” testtir. Yaklaşık 30 yıldan beri baş dönmesi olan hastaların incelenmesinde tüm dünyada kullanılmaktadır. CDP (Postürografi) diğer tanı amaçlı testlerin tamamlayıcısıdır. Elektronistagmografi ve Postürografi, Odyometrik ve Radyodiagnostik (CT, MRI) testlerden elde edilemeyen denge sisteminin fonksiyonuna yönelik bilgileri sağlar.”</p>
<p>Baş Dönmesine Karşı Öneriler</p>
<p>Alkol, nikotin, kafein ve tuzdan uzak durun veya kullanımını azaltın.</p>
<p>Stres yaratan faktörlerin azaltılmasına çalışın. (Aşırı yorgunluk, uyku ve yemek düzensizliği gibi&#8230;)</p>
<p>Baş dönmeniz sizi rahatsız ediyor ve iş gücü kaybına neden oluyorsa mutlaka bir hekime danışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/bas-donmesiyle-ilgili-neler-bilmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reflü hakkında herşey</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/reflu-hakkinda-hersey/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/reflu-hakkinda-hersey/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 21:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[reflu]]></category>
		<category><![CDATA[reflu belırtisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=551</guid>
		<description><![CDATA[Yediğimiz besinler yemek borusundan mideye gelir. Yani mide, yukarında yemek borusuyla bağlantılıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir. Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder. Yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir.
Reflülü kişilerde, genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin gelebilir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör mideyle yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkar. Bu kapak, mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engellemektedir.
Tüm dünyada sık görülen bir hastalık olan reflü, ülkemizde de bir hayli fazla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yediğimiz besinler yemek borusundan mideye gelir. Yani mide, yukarında yemek borusuyla bağlantılıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir.<span id="more-551"></span> Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder. Yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir.</p>
<p>Reflülü kişilerde, genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin gelebilir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör mideyle yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkar. Bu kapak, mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engellemektedir.</p>
<p>Tüm dünyada sık görülen bir hastalık olan reflü, ülkemizde de bir hayli fazla görülmektedir. Yapılan araştırmaya göre her 5 yetişkinden birinde reflü vardır. A.B.D&#8217; de bu oran yüzde 0.5&#8242;tir.</p>
<p>REFLÜNÜN BELİRTİLERİ NELERDİR?</p>
<p>Reflü görülen kişilerde şu belirtilerden bazıları vardır:</p>
<p>•Mide yanması en çok şikayet edilen rahatsızlıktır.<br />
•Mide içeriğinin yukarı çıktığını hissetmek,<br />
•Göğüs bölgesinde yanma,<br />
•Ağza acı suyun gelmesi,<br />
•Kalp çarpıntısı,<br />
•Rahatsız edici mide şişkinliği, öksürme,<br />
Bazı durumlarda boğazda bir kaç belirti ile kendini gösterebilir;</p>
<p>•Boğazda bir şey varmış gibi hissetme ve boğazı temizleme hissi,<br />
•Yutkunurken zorlanma,<br />
•Öksürük,<br />
•Boğaz ağrısı,<br />
Stres reflüyü arttırmaz. Fakat reflünün şikayetlerinin hissedilmesine neden olur. Zaten stres, gastrit ve ülser gibi mide hastalıklarına yol açacağından ve mide asidini arttıracağından şikayetlerin artmasına yol açar.</p>
<p>Reflü, ağız kokusuna yol açabilir. Fakat sadece reflü değil, dişlerde meydana gelen bir enfeksiyon, bademcik iltihabı, sinüzit, salyanın azalması da ağız kokusuna yol açar. Bunları reflüden ayırmak gerekir. Bazı durumlarda hasta ağzının kötü koktuğunu söyler; fakat bu diğer kişiler tarafından farkedilmeyebilir. Bu, psikolojik bir problemdir ve tedavi edilir.</p>
<p>REFLÜ TANISI</p>
<p>Reflünün tanısında çok kullanılan yöntemlerden biri endoskopidir. Her hastaya uygulanır. Bu yöntemle mide kapağının durumu, yemek borusunun hasarı ve diğer mide yüzeyindeki rahatsızlıklar saptanır.</p>
<p>Tanıda kullanılan bir diğer yöntemde, ilaçlı bir filmle yemek borusundan, ilacın geçişi izlenir ve herhangi bir problem varsa tedavi edilir. Diğer yöntemlerle de yemek borusundaki reflü, ph metriyle, yemek borusunun besini itme gücü ise manometri ile ölçülür.</p>
<p>REFLÜ TEDAVİSİ</p>
<p>Hastaların alacağı bazı önlemler, beslenme konusuna dikkat etmek ve ilaç tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasını sağlar. Reflü tedavisinde bir kaç seçenek vardır. Hastalığın ne kadar ilerlediği belirlendikten sonra buna en uygun tedavi doktorunuz tarafından belirlenir.</p>
<p>Tedavi seçeneklerinden birisi ilaç tedavisidir. Bunun için mide asidini kontrol altına alacak ya da salgısını azaltacak ilaçlar kullanılır. Böylece yemek borusuna kaçan asit miktarı azaltılır. Bir çok reflü hastasında olumlu sonuçlar alınır. Fakat ilacın bırakılmasıyla belirtiler, şikayetler tekrar ortaya çıkmaya başlar. Çünkü bu ilaç tedavisiyle mide kapağındaki sorun ortadan kaldırılamaz. Bu tedaviyle yemek borusunun tahrişi en aza indirilir fakat safra sıvısı asidik olmadığından yemek borusuna yine kaçar ve zarar verir.</p>
<p>Diğer bir tedavi şekli ise cerrahi tedavidir. Alınan önlemler ve ilaçlarla hastalık kontrol altına alınamıyorsa anti-reflü cerrahisi uygulanmaktadır. Ameliyatla büyük oranda başarı sağlanır ve reflü şikayeti tamamen ortadan kaldırılır. Bu ameliyatta, mide kapağındaki bozukluk düzeltildiği için mide sıvısının, yemek borusuna geçmesi engellenmiş olur. Tercih edilmesi daha doğru bir tedavi şeklidir. İlaç kullanımına gerek yoktur. Hayat boyunca ilaç kullanmak istemiyorsanız, hastalıktan tamamen kurtulmak için ameliyat yeterlidir.</p>
<p>REFLÜNÜN NEDEN OLDUĞU DİĞER PROBLEMLER NELERDİR?</p>
<p>Çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da, uzun süreli reflü hastalığı ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Normalde yemek borusu mekanik dalga hareketleriyle alınan besinin mideye iletilmesini sağlar. Yani yemek borusu, hiçbir hareket yapılmadan yemeğin geçtiği bir boru değildir. Bu yüzden de yutma işlemi aktif bir olaydır. Bu sayede, uzanırken bile bir şeyler yediğimizde bunlar mideye iletilir. Reflü, uzun sürdüğünde yemek borusunun sürekli tahrişi sonucu hareketliliğinde azalma meydana gelir. Hatta bu tahriş sonucu yemek borusu kısalabilir ve alt ucu daralabilir. Böylece katı besinlerin yutulması güçleşir. Günümüzde uygulanan antireflü ameliyatları bunun gibi geç kalınmış durumlarda uygulanamaz.</p>
<p>REFLÜ HASTALARININ YAPMASI GEREKENLER</p>
<p>•Asitli içeceklerden, alkol, kahve, baharatlı yiyecekler, çikolata, soğan, sarımsak gibi besinlerden uzak durmak gerekir. Bunlar mide asidini arttırıcı yiyecek ve içeceklerdir.<br />
•Aspirin ya da ağrı kesici ilaçların mümkün olduğunca az kullanılması gerekir.<br />
•Yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Çünkü mide asit miktarı yatarken çoktur. Yattığınızda ise baş-boyun bölgenizi yukarıya koyun.<br />
•Sigara ve alkol asit dengesini bozacağından mutlaka bırakmalısınız.<br />
•Az ama sık yemek yemek, her öğün çok fazla yemekten daha iyidir.<br />
•İdeal kilonuzda olmanız gereklidir. Bunun için doktor kontrolünde zayıflamanızda fayda vardır.<br />
•Kemeri çok fazla sıkmayın, dar giysilerden kaçının.<br />
•Çok fazla güç gerektirecek işlerden uzak durun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/reflu-hakkinda-hersey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sevgililer gununde en guzel sözler</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/sevgililer-gununde-en-guzel-sozler/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/sevgililer-gununde-en-guzel-sozler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 09:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[gzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[sevgı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililere en guzel sozler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=538</guid>
		<description><![CDATA[♥ Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı. 
  ♥ Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!
  ♥ İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?
  ♥ Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle&#8230; Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.
  ♥ Bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>♥ Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.<span id="more-538"></span> </p>
<p>  ♥ Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgara dön, ordayım!</p>
<p>  ♥ İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?</p>
<p>  ♥ Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle&#8230; Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.</p>
<p>  ♥ Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?</p>
<p>  ♥ Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.</p>
<p>  ♥ Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır&#8230;</p>
<p>  ♥ Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.</p>
<p>  ♥ Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara, fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi&#8230;</p>
<p>  ♥ Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?</p>
<p>  ♥ Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın!..</p>
<p>  ♥ Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin!</p>
<p>  ♥ Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/sevgililer-gununde-en-guzel-sozler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülmek İnsanları Nasıl Etkiler?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/gulmek-insanlari-nasil-etkiler/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/gulmek-insanlari-nasil-etkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 14:03:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Günün Konusu]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek faydalımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[gülmenın yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=533</guid>
		<description><![CDATA[İçten gelerek, kahkalarla gülmek kalpten bağışıklık sistemine kadar bütün sağlığımız üzerinde büyük ölçüde etkili&#8230;
Gülmenin insan sağlığı üzerindeki sayısız faydalarına işaret eden uzmanlar, gülerek daha uzun ve mutlu bir hayat sürebilirsiniz diyor. İşte kahkaha ile ilgili bazı bilgiler&#8230;
- Öfke ve kin duygusu bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Neşeli ve bol kahkaha atan kişilerin ise bağışıklık sistemi daha kuvvetli.
- Güldüğümüzde yüzümüzde 15 kas birlikte çalışıyor.
- Gülmek erkek ve kadın arasında da farklılık gösteriyor. Erkekler daha kısa süreli gülerken kadınlar daha uzun kahkaha atıyor.
- Güldüğümüz zaman tümör ve virüslerle savaşan hücrelerimizin sayısı da artıyor.  
- Özellikle ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçten gelerek, kahkalarla gülmek kalpten bağışıklık sistemine kadar bütün sağlığımız üzerinde büyük ölçüde etkili&#8230;<span id="more-533"></span></p>
<p>Gülmenin insan sağlığı üzerindeki sayısız faydalarına işaret eden uzmanlar, gülerek daha uzun ve mutlu bir hayat sürebilirsiniz diyor. İşte kahkaha ile ilgili bazı bilgiler&#8230;</p>
<p>- Öfke ve kin duygusu bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Neşeli ve bol kahkaha atan kişilerin ise bağışıklık sistemi daha kuvvetli.</p>
<p>- Güldüğümüzde yüzümüzde 15 kas birlikte çalışıyor.</p>
<p>- Gülmek erkek ve kadın arasında da farklılık gösteriyor. Erkekler daha kısa süreli gülerken kadınlar daha uzun kahkaha atıyor.</p>
<p>- Güldüğümüz zaman tümör ve virüslerle savaşan hücrelerimizin sayısı da artıyor.  </p>
<p>- Özellikle ruhsal bazı hastalıkların tedavisinde gülme terapisi kullanılıyor. Hastalar üzerinde olumlu etkileri olduğu gözleniyor.</p>
<p>- Çocuklar günde yaklaşık 300 kez gülüyor, yetişkinler ise günde ortalama 17 kez gülüyor.</p>
<p>- Yanımızda biri olduğunda yapılan espri ya da komik bir olaya yalnız olduğumuzdan on kat daha fazla gülüyoruz.</p>
<p>- En çok yapılan şakalara gülüyoruz. Rakamsal olarak bu oranı yüzde 80 şeklinde ifade etmek mümkün.</p>
<p>- Kadınlar erkeklerden % 126 oranında daha fazla gülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/gulmek-insanlari-nasil-etkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konuşma Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/konusma-nasil-olmalidir/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/konusma-nasil-olmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 13:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma nasıl olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[konusma nasıl olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[
1-Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz.
 2- Dinleyicilerinizi tanıyın
KİME konuşacağınız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.
3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz SESİNİZdir.
4- Basit olun
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="font-size: small;"><br />
1-Bir konuşma yapmak zorundaysanız, daha sonra değil, hemen işe başlayın. Hazırlanmak için ne kadar çok zamanınız olursa, kendinizden o kadar emin olursunuz</span><span style="font-size: small;">.<span id="more-528"></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span><span style="font-family: Times New Roman;">2- Dinleyicilerinizi tanıyın<br />
KİME konuşacağınız hakkında bulabildiğiniz kadar bilgi edinin. Dinleyicilerinizin ortak özellikleri nelerdir? Eğitim düzeyleri nasıldır? Bu tür sorulara ne kadar çok yanıt bulabilirseniz, konuşmanızı onların duymak isteyeceklerine o kadar çok odaklayabilirsiniz.</span></p>
<p>3- Orijinal olmak konusunda endişelenmeyin<br />
Heyecanlı ve kalpten gelen bir konuşma yapar ve söylediklerinize inanırsanız, seçtiğiniz konu hakkında konuşan ilk ya da 15. kişi olmanız fark etmez. Tüm orijinalliğiniz SESİNİZdir.</p>
<p>4- Basit olun<br />
Kısa ve öz bilgi parçacıkları, dinleyicilerin söylenenleri daha kolay algılamalarını sağlar.</p>
<p>5- Onlara bir fırsat sunun<br />
Dinleyicilerinizin sorunlarına çözüm bulun; onların düşünce ve eylem biçimlerini zorlayacak bir iddia öne sürün ya da onlara yeni bir şey öğrenme fırsatı sunun. Konuşmanızı, sunduğunuz fırsatın çevresinde şekillendirin. (“Bugün size işlerinizi sürekli erteleme eğilimini yaşamınızdan sonsuza dek silmeniz için 3 araç sunacağım.”)</p>
<p>6- Bir diyalog yaratın<br />
Yaptığınız işi “bir konuşma yazmak” şeklinde düşünmeyin. Bunu, sizinle dinleyiciniz arasında bir diyalog yaratmak olarak değerlendirin.</p>
<p>7- Dinleyiciyi konuşmanın içine alın<br />
Diyalog hissini yaratmak için dinleyicinizle etkileşimde bulunun. Onlara soru sorun (“Kaçınız bu konuda hemfikir?”); yapacak iş verin (“Bir sonraki gerçeği yazmanızı istiyorum…”).</p>
<p>8- Kendinizi dinleyin<br />
Konuşmanızın kulağa nasıl geldiği, nasıl okunduğundan daha önemlidir. Konuşmanızı göze değil, kulağa hitap edecek biçimde oluşturun.</p>
<p>9- Prova, prova, prova!<br />
Konuşmanızı mümkün olduğunca sık prova edin; sürekli tekrarlayın. Böylece, mükemmel bir sunum yapabilirsiniz.</p>
<p>10- Eğlenin<br />
Konuşmanızı oluşturma sürecinin kolay ve zahmetsiz geçmesine özen gösterin. Süreci eğlenceli kılarsanız, bu durum konuşmanıza da yansır ve süper bir sunum yapmış olursunuz! <span style="color: #000000;"> </span><span style="color: #000000;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/konusma-nasil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un En Güzel Yerleri</title>
		<link>http://www.minikpatik.com/istanbulun-en-guzel-yerleri/</link>
		<comments>http://www.minikpatik.com/istanbulun-en-guzel-yerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 15:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Müge Eren</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[istanbuldagezılecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbuldaki tarihi yerler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.minikpatik.com/?p=524</guid>
		<description><![CDATA[Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alıyor. Kentin tepelerinden yükselen 500’ü aşkın caminin silueti baş döndürücü bir atmosfer yaratır. Altı minaresiyle İstanbul’un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile “Mavi Cami” diye anılan Sultanahmet Camii’ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinanus zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa’yı, Hz. Meryem’i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiş.
Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Camii ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesi. Kanuni Sultan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alıyor. Kentin tepelerinden yükselen 500’ü aşkın caminin silueti baş döndürücü bir atmosfer yaratır.<span id="more-524"></span> Altı minaresiyle İstanbul’un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile “Mavi Cami” diye anılan Sultanahmet Camii’ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinanus zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa’yı, Hz. Meryem’i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiş.</p>
<p>Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Camii ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesi. Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Marmara’ya ve Boğaz’a hakim bir tepe üzerinde, 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alıyor. Topkapı’da Çin porselenleri koleksiyonunu, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz.</p>
<p>Ayasofya ile Sultanahmet Camii arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş yer alıyor. Yerebatan Sarnıcı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biri.</p>
<p>En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu korumakta. İstanbul’da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası, Eyüp Sultan’ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunuyor. İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehir aynı zamanda.</p>
<p>Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri ve süet giyim&#8230; Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda.</p>
<p>Haliç<br />
Uzun ve dar, boynuz biçimindeki Haliç İstanbul’un Avrupa tarafını bölmekte. Dünyanın en doğal limanlarından biri olduğundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlar. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoş parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrili. Haliç’in ortasına doğru gidildiğinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahşap evler, kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunuyor. Ortodoks Patrikliği de burada yer alıyor.<br />
Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamakta. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesi’ni ziyaret edebilir. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın keyfine varmak için mükemmel bir mekan.</p>
<p>Beyoğlu<br />
Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa etkisindeki mimari mirasıyla görülmeye değer bir semt. Avrupa’nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını koruyor. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkün. Tünelin üst ucu İstiklal Caddesi’nin başlangıcı. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrili. Tünel’in üst kısmında, İstiklal Caddesi’nin başlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi &#8211; 18. yüzyıl eseri) yer alıyor. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar var. Bir yanda Galatasaray Lisesi, karşı sırada rengarenk, otantik restoranları ve Balık Pazarı’nı içine alan Çiçek Pasajı&#8230; Sonra cadde boyunca sinemalar, tiyatro, kafe, lokanta ve eğlence yerleri&#8230;</p>
<p>Boğaziçi<br />
Avrupa ve Asya&#8217;yı ayıran Boğaz&#8217;da Karadeniz&#8217;e doğru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılmaz. Bugün Boğaz’da her boydan, her bandıradan şilepler, yolcu gemileri, lüks gemiler, arada bir savaş gemileri, Boğaz’ın daimi sakini olan küçük balıkçı tekneleri ya da bir kıyıdan diğerine yolcu taşıyan İstanbul’un simgesi vapurları ile yoğun bir deniz trafiği yaşanmakta.<br />
Boğaz&#8217;ı görmenin en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmek. Eminönü&#8217;nden başlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret ediyormuş gibi sırayla Boğaz’ın Asya ve Avrupa kıyılarına uğranarak devam ediyor. Gezi, aşağı yukarı 6 saat sürüyor. Boğaz’ın en güzel yerine tahtlanan, zamanında padişahların sayfiye yeri olan Ortaköy Osmanlı Dönemi&#8217;nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezi. Bugün Çırağan Sarayı, Kabataş Erkek Lisesi, Feriye ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy, çarşısı ve içindeki seyyar &#8220;entel pazarı&#8221;, hediyelik eşya dükkanları, kafeleri, barları ve restoranlarıyla İstanbul’un önemli eğlence ve alışveriş merkezlerinden birisi.</p>
<p>Tarabya&#8217;dan sonraki virajdan Boğaziçi&#8217;nin Karadeniz&#8217;e kavuşması ilk defa görünüyor. Buradan Sarıyer semti içlerine kadar elçiliklere ve şahıslara ait eski yazlıklar ve balık lokantaları sıralı. Sarıyer ve sonraki Rumeli Kavağı vapur seferleri ile Boğazı gezenlerin Avrupa yakasındaki son iskeleleri. Balık lokantaları ile şöhretli her iki komşu semt ve karşı kıyıda bulunan Anadolu Kavağı tatil günleri en kalabalık yerlerden. Boğaziçi bu yerleşimleri geçtikten sonra sadece yeşil koruluklarla örtülü yamaçlara sahip. Her iki kıyıda son yerleşimler Karadeniz&#8217;e komşu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleri.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.minikpatik.com/istanbulun-en-guzel-yerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
