Anasayfa » Hastalıklar, saglık

Göz Tümörleri Nasıl Oluşur?

16 Mart 2010 Yazar; Müge Eren 20 Görüntülenme Yorum Yapılmamış

Gözün yüzeyinden çıkan tümörler, göz kapağında şişlik, göz akında siyahlık ya da pembelik, göz kapağında geçmeyen yara gibi bariz belirtiler verebiliyor. Ancak gözün içinde ve arkasında çıkan tümörler çok fazla belirti vermeyebilir. Bu alanda çıkan iki önemli tümörden birinin küçük çocuklarda görülen retinoblastom olduğunu söyleyen  doktorlar bu tümördeki büyük tehlikeyi şöyle anlatıyorlar:

“Çocuk şikayetini dile getiremediği için tümör gelişme fırsatı bulur. Aileler ve doktorlar tümörü görmezler. Ayrıca retina tabakası ağrısız bir tabakadır, burada ağrı siniri değil görme siniri vardır. Mesela bir iğneyi retina tabakasına saplarsanız ağrı duymazsınız, sadece ışıklar çakar. Hasta ufacık bir çocuk olduğu için de gözünün görmediğini ve ışık çaktığını söyleyemez. Aileler çocuğun gözünde bir parıltı görür, genellikle göz bebeğinde sarı ve beyaz renkli bir parıldama olur, aileyi doktora yönlendiren belirti de budur. Bazen de çocuğun gözü kayar. Bu kayma, bir çok aile tarafından şaşılık gibi algılanır ve önemsenmez. Ancak incelendiğinde çoğu zaman karşımıza korkunç manzara çıkar. O nedenle her göz kaymasını masum sanmamak ve üzerine gitmek şart.”
Hastalığın her iki gözü tutmasına genetik retinoblastom denir. Genetik olursa çocuğun genlerindeki bozuk hücre, kendisinden sonraki nesle, yani çocuklarına da geçer. İlerlemiş vakalarda fazla seçeneğin olmadığını söyleyen göz doktorları, böyle durumlarda gözü alıyoruz, iki taraflı olduğunda her iki gözü almak zorunda kalıyoruz, ne yazık ki çocuk karanlığa mahkum oluyor.

“Çocukluk çağı kanserleri denince sadece lösemi anlaşılmamalı” diyen göz doktorları retinoblastomda multidisipliner bir çalışma ile gözü kurtarmak için uğraştıklarını, kemoterapi, radyoterapi, plak brakiterapi ya da lazer tedavisi uygulandığını söyledi.İkinci ve önemli bir göz tümörü de ciltte görülen malign melonomun gözün içinde olmasıyla gelişiyor. Hastalık daha çok 40 yaş üstü erişkinlerde görülüyor, az görme, bulanık görme, kırılma, çarpık görme ve nadiren ağrı ile ortaya çıkıyor.

“Ufak tümörler radyoterapi, brakiterapi yöntemleriyle tedavi ediliyor. Ama tümör büyükse ve ileri evrelerde ise gözü almak ve protez takmak zorunda kalıyoruz. Beş yıl süreyle hastayı kontrol altında tutuyoruz. Kemoterapiye direnç gösteren maling melanom çok sürprizli bir tümördür, o yüzden çok sıkı takip edilmesi gerekir. Tümörün çapı 1 cm’nin altındaysa yaşam şansı yüzde 80-90’dır. 2 cm’yi geçmişse oran yüzde 50’nin altına düşer. Tümör görme merkezine yakınsa erken evrede yakalanır ama gözün arka tarafındaysa tehlikeli olur, çünkü hastada şikayet olmadığı için geç fark edilir.”Göz tümörleri arasında bir de metastazlar var. Göze en çok metastazın olduğu tür, meme kanseri. Akciğer, kan, mide bağırsak ve pankreas kanserleri göze metastaz yapan türler arasında. Doktorumuz metastatik göz kanserlerinde de tedavi yaklaşımının aynı olduğunu söyledi:

“Göze metastazda kemoterapi ve radyoterapi yapılır. Tedavi edilse bile görme yeteneği azalır, bazen de tamamen kaybedilir. Ama en azından hastalık kontrol altına alınabilir. Göze metastaz olduğu zaman komşu organları da çok iyi taramak lazım. Çünkü kanser tek bir organla sınırlı kalmayan sistemik bir hastalıktır.”

Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi Yazın.

Spam ve reklam amaçlı yorumlar silinecektir.



Yorumda Kullanabileceginiz Kodlar;
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>